Ankara Bakü

Artık Türk halkları olmadan dünyanın kaderini belirlemek mümkün değil – Faik Alakbarli

Artık Türk halkları olmadan dünyanın kaderini belirlemek mümkün değil – Faik Alakbarli

Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi (ANAS) Felsefe ve Sosyoloji Enstitüsü’nün önde gelen araştırmacılarından, tarihbilimci, siyasetbilimci, doç.dr. Faig Alakbarli Ankarabaku.com’a verdiği demeçte XXI. yüzyılda Türk dünyasının ciddi bir uyanış dönemi yaşadığını söyledi. Siyasetbilimci Türk dünyasının bu uyanışla yeni bir aşamaya girdiğini belirtti. Alakbarli XX. yüzyılın sonlarına doğru, bir Türk devletinin, yani Türkiye’nin bağımsız olduğunu ve az çok bağımsız bir politika izlediğini, yirminci yüzyılın sonundan bu yana, bağımsız Türk devletleri listesine beş devlet daha eklendiğini özellikle vurgulayarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de listeye eklersek, o zaman yedi bağımsız Türk Cumhuriyetinden bahsetmemiz gerektiğini söyledi: ‘XX yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla geçişte bazı sorunlar vardı ki anlaşılabilir bir durumdu, Türkiye uzun zamandır Batı’nın ve NATO’nun etkisi altındaydı, Azerbaycan’da ve Orta Asya Türk devletlerindeyse Rusya’nın etkisi hakimdi. Bu, elbette, ilişkilerin gelişmesinde bazı sorunlar yarattı. Zaman zaman bu sorunlar ortadan kalktı ve özellikle Türkiye ve Azerbaycan örneğinde güçlü bir birlik oluşmaya başladı. Zaten bu anlamda Türk dünyasındaki milliyetçi güçlerin ön plana çıkmaya başladığını düşünüyorum. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin yeni bir aşamaya girmiş olması, bağımsız olmayan özerk cumhuriyetleri olduğu kadar Orta Asya’daki Türk devletlerini de etkiliyor. Bu anlamda Güney Azerbaycan Türklerini vurgulamalıyız. Güney Azerbaycan otuz yıl önceki ile aynı değil ama orada ciddi bir uyanış var. Ayrıca, dünyanın Türkçe konuşulan diğer bölgelerindeki milliyetçi güçler daha ciddi bir şekilde ortaya çıkıyor ve görüşlerini ifade etme olasılıkları daha yüksek. Bütün bunlar, Türk dünyasının geleceğinin son derece parlak olduğunu söylemek için sebep veriyor. Türk dünyasında daha ciddi bir dizi ilişkinin ortaya çıktığı unutulmamalıdır. Daha önce Türkiye ile Azerbaycan ve kısmen Orta Asya devletleri gönülsüz bir ittifak oluşturduysa, şimdi, özellikle Türk Konseyi’nin kurulmasından sonra bu süreç hızlandı. Macaristan’ın bu sürece katılması, Ukrayna, Makedonya ve Pakistan’ın da bu sürece katılma arzusu oldukça anlamlı bir süreçtir. Hıristiyan ve Müslüman Türklerin milli bir ideoloji etrafında birleşebilmiş olmaları, Türk halklarını hiçbir dinin veya inancın ayıramayacağını göstermiştir. Dolayısıyla bana öyle geliyor ki Türk dünyasının bir güç olarak ortaya çıkması gerçeği zaten var ve bu süreç Türkiye-Azerbaycan kardeşliği örneğinde farklı bir aşamaya girdi. Kuşkusuz bu sadece bölgenin değil tüm dünyanın kaderini değiştirecek bir olay olarak tarihe geçecektir. Ve artık Türk halkları olmadan dünyanın kaderini belirlemek mümkün değil ve asla mümkün olmayacaktır.’

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ