Ankara Bakü

Azerbaycan çokkültürlülük, tolerans ve hoşgörü açısından dünyaya örnek bir düzen sunuyor – Bakü Uluslarası Çokkültürlülük Merkezi İcraçı direktörü

Azerbaycan çokkültürlülük, tolerans ve hoşgörü açısından dünyaya örnek bir düzen sunuyor – Bakü Uluslarası Çokkültürlülük Merkezi İcraçı direktörü

“Çokkültürlülük” terimi Avrupa’da ortaya çıkmasına rağmen, yirminci yüzyılın sonlarından itibaren büyük bir düşüş yaşadı. Bunun nedeni, dünyanın önde gelen ülkelerinin izlediği çifte standart politikası, uluslararası ilişkilerde keskin bir güvensizlik ve adaletsizlik eğilimlerinin yol açtığı dinsel nefret, yabancı düşmanlığı, ayrımcılık, İslamofobi, aşırılık ve diğer tehlikeli faktörlerin tüm dünyada belirginleşmesidir. Tüm bu tehlikeli etkenler, çok kültürlülüğün tam olarak oluşmasını ve Avrupa’da bir yaşam biçimine geçişi engelledi.
Ama buna rağmen, Güney Kafkasya’nın gözbebeği olarak nitelendirebileceğimiz Azerbaycan çokkültürlülüğü, kültürel çeşitliliği koruma politikasını, farklı kültürlerin etkileşimini hedef haline getiren demokratik bir devlet kavramı oluşturarak, kendi sınırları içinde toplumsal barış ve hoşgörü modelini oluşturdu.’’

Bu sözleri ankarabaku.com sitesine verdiği özel demecinde Bakü Uluslararası Çokkültürlülük Merkezi İcraçı direktörü Revan Hasanov Azerbaycan’da çokkültürlülüğün ve toleransın son durumunu değerlendirirken söyledi. Hasanov aslına bakılırsa, Azerbaycan’da çokkültürlülük geleneklerinin bin yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek 19. yüzyılda Çarlık Rusyası’nın yeniden yerleşim politikasının bir sonucu olarak ülkenin farklı halkların, kültürlerin ve dinlerin yerleşkesi haline geldiğini vurguladı. İcraçı direktör günümüzde çok kültürlü değerlerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekerek Azerbaycan’ın farklı halkların, kültürlerin ve dinlerin özgür faaliyeti için tüm uygun koşulları kendilerine sunduğunun da özellikle altını çizdi: ‘‘Azerbaycan toplumundaki eşsiz hoşgörü atmosferi, kültürlerarası diyalog, çokkültürlülüğün gelişiminin bir modeli olarak dünyanın dikkatini çekiyor. Azerbaycan’ın çokkültürlülük modelinin hümanizm ve hoşgörü ilkelerine dayandığı artık dünyada kesin olarak kabul edilmektedir. Ulusal lider Haydar Aliyev’in iktidara tekrar geridönüşü ve yürüttüğü istikrarlı ve bilgece politika, Azerbaycan’da mevcut olan hoşgörü geleneklerinin korunması ve daha da geliştirilmesi açısından uygun koşullar yarattı. Bugün çokkültürlülük politikasının başarılı bir şekilde uygulanması, kuşkusuz Ulusal lider Haydar Aliyev’in bu konudaki çalışmalarını özverili bir biçimde sürdüren Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in adıyla ilişkilendirilmelidir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yeni tarihsel koşullarda çokkültürlülük politikasını gün geçtikçe daha da geliştiriyor ve bunu ülkenin iç ve dış politikasının önemli bir yönü olarak sunuyor.’’
Azerbaycan’da devlet-din ilişkilerinin yüksek düzeyde gelişmesinin Azerbaycan Cumhuriyeti’nin devlet politikası olarak çokkültürlülüğün önemli bir göstergesi olarak kabul etmesiyle direk bağlantılı olduğuna dikkat çeken Hasanov Azerbaycan Anayasası’nın 48. Maddesiyle de her vatandaşın vicdan özgürlüğünün, bağımsız din belirleme, dini inançlarını özgürce ifade etme ve dini ayinleri özgürce yerine getirme hakkının bulunduğunu özellikle vurguladı. Hasanov’a göre, ülkemizde din özgürlüğünün, tüm din ve mezheplerin kanun önünde eşitliğinin tam olarak sağlanmasının, faaliyetlerinin devlet tarafından desteklenmesinin temel nedeni dinlerarası ilişkiler ilkesi üzerine oturtulmuş karşılıklı saygı ve işbirliğine dayanmasıdır: ‘‘Azerbaycan’da devletin eşit tutumu ve ülkenin tüm dinlere liderliği, dinler arası ilişkilerin gelişmesine ve bu ilişkilerin karşılıklı saygı ve işbirliği temelinde kurulmasına katkıda bulunmaktadır. Buna ek olarak şu anda Azerbaycan ailesinde farklı milletlerin temsilcilerinin barış içinde bir arada yaşamaları ve çalışmaları ülkemizin temel manevi değerlerinden biridir. Azerbaycan’da güçlü çokkültürlü temele sahip hoşgörülü bir ortam, modern kalkınmanın temel göstergelerinden biridir. Bütün bu nedenlerden dolayı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ülkemizdeki çokkültürlülüğü “normal bir yaşam biçimi” olarak haklı olarak takdir etmekte ve bu yöndeki kalkınmaya devlet düzeyinde büyük destek vermektedir. Bu anlamda Azerbaycan Cumhuriyetinde modern zamanlarda çokkültürlülükle ilgili olarak izlenen maksatlı devlet politikası hayatın gerçeklerini tamamlayıcı niteliktedir.’’
Azerbaycan halkının Ulusal lideri Haydar Aliyev’in kurduğu Azerbaycançılık ideolojisinin ülkedeki tüm halkların ve etnik grupların birlik ve dayanışmasını bünyesinde barındırdığına dikkat çeken Bakü Uluslararası Çokkültürlülük Merkezi İcraçı direktörü tanınmış devlet adamı Haydar Aliyev’in, “Hepimizin bir vatanı var. Bu Azerbaycan’dır” veciz kelamına dikkat çekerek, Azerbaycan’da birlik ve beraberliğin ve uluslararası ilişkilerin temeli olduğunu da özellikle vurguladı. Hasanov temeli Azerbaycançılık ideolojisine dayanan bağımsız Azerbaycan devletinin, bu ideoloji aracılığıyla ülkede yaşayan tüm halkları eşit derecede inandığı ve saygı duyduğu tek bir ideoloji etrafında birleştirmenin mümkün kılındığına da özellikle dikkat çekti: ‘‘Bu zekice düşünülmüş politika, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından yaratıcı ve tutarlı bir şekilde sürdürülmektedir. Azerbaycan’da istikrarlı ve dinamik bir yaşam, gelişen bir toplum bu politikanın somut pratik bir sonucudur. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2016 yılını “Çokkültürlülük Yılı” ilan etmesi ve bu doğrultuda bu doğrultuda alınan amaca yönelik siyasi-ideolojik ve edebi-kültürel önlemler, Azerbaycan Cumhuriyeti’nde çok kültürlü değerlerin daha da gelişmesine ve hoşgörü ortamının güçlendirilmesine ciddi anlamda katkı sağladı.’’
Bugün de aynı şekilde Azerbaycan’da çokkültürlülüğün, farklı etnik ve dini kimliklere sahip Azerbaycan vatandaşlarının huzurla birarada yaşamlarını sürdürmelerine dikat çeken Bakü Uluslararası Çokkültürlülük Merkezi İcraçı Direktörü Revan Hasanov, özellikle 2020 yılında kırkdört günlük Vatan Savaşı’nda ve ülkenin kazandığı ihtişamlı zafer sonrasında işgalden kurtarılan topraklarımızın istihdam edilmesinde Azerbaycan halkının bir yumruk olduğunu da sözlerine ekledi. Hasanov’a göre dil, din ve etnik kökeni hiç farketmeden her bir Azerbaycan vatandaşı kanıyla, canıyla bu savaşa katıldı ve topraklarını işgalden kurtardı: ‘‘Her bir Azerbaycan vatandaşı etnokültürel ve manevi zenginliğimizin yanısıra Vatan sevgimizi de tüm dünyaya kanıtlamış oldu. Bu savaşta tüm yurttaşlarımız, topraklarımızın düşman işgalinden kurtuluşunda gerçek bir kahramanlık örneği sergilediler. Aynı zamanda dünya kamuoyuna Azerbaycan’ın hak sesinin ulaştırmasında da çok aktiflik sergilediler. Kutsal Vatan Savaşı’nda ülkemizde yaşayan tüm halkların gösterdiği birlik ve eşitliği, sarsılmaz milli ve manevi dayanışmayı tarihsel zaferimizi belirleyen ana faktör olarak takdir edilmesi gereken hususlardandır. Bu andan itibaren artık önümüzde yeni bir dönem başlıyor: Azerbaycan’ın işgalden kurtarılmış topraklarının iskan ve istihdam edilmesi. Eminim ki, bu süreçte biz yine birlik ve beraberliğimize herzaman olduğu gibi tanık olacağız ve nihai hedefleri olan Azerbaycanımız adına birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirerek dünyaya zaten örnek olan çokkültürlülük, tolerans ve hoşgörü modelimizi bir daha gözler önüne sereceğiz.’’

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ