Ankara Bakü

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Şuşa’da… Rüya gibi, değil mi?

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Şuşa’da… Rüya gibi, değil mi?

8 Kasım 2020’de Şuşa’nın Ermeni işgalinden kurtarılması kadar önemli olan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 14 Ocak 2021’de Azerbaycan bayrağını göndere çekmesi, toplantılar düzenlemesi ve şehirde yürüyüş yapması da aynı derecede tarihi ve sembolik. Çünkü İlham Aliyev, Mayıs 1992’deki Ermeni işgalinden sonra bu kutsal Azerbaycan şehrine ayak basan ilk cumhurbaşkanı! Bu mutluluk onundu. Ve böylesine tarihi bir ana sahip olmak hakkıydı.

Ancak Cumhurbaşkanı’nın Şuşa’ya gitmeden önce izlediği yol da dikkat çekiciydi. İlk durak, Fuzuliydi. Burda Fuzuli-Şuşa otoyolunun ve Fuzuli Uluslararası Havalimanı’nın temelini atacaktı. Bu da şu anlama geliyor ki, Azerbaycan sadece Karabağ topraklarını restore etmek istemiyor, aynı zamanda onu dünyaya açmaya ve onu tüm dünyanın ilgi odağı yapmaya kararlı. Bu, işgalci Ermenistan’a da bir uyarı niteliğinde aynı zamanda. Çünkü işgalci ülkenin kamuoyunda Şuşa’yı ve diğer topraklarımızı yeniden işgal etme hayalleri hala boy göteriyor. Bunun hastalıklı bir hayal gücü ürününden başka bir şey olmadığı aşikardır. Ancak, bu tür iddialı projeler, onlara Başkan’ın demir yumruğunu hatırlatmak için yeterlidir ve hala meyvelerini veriyor. Evet, elbette Ermeniler, Azerbaycan’ın artık 1990’ların başındaki gibi güçsüz ve kaotik bir ülke olmadığını biliyorlar ve bunu  sık sık hatırlamalılar. En güçlü devletlerin bile bu kadar ilgi gösterdiği ve Ermenistan’ın yıllardır ağalarının yardımlarıyla işgal ettiği topraklarımızı 44 günlük savaşta kurtaran ülkemiz artık dünyanın ilgi odağı oldu. Üstelik bugünün Azerbaycan’ı 1990’ların başında olduğu gibi acemi ve vicdansız siyasetçiler tarafından değil, demir yumruklarıyla tanınan dünyaca ünlü Ali Başkomutan İlham Aliyev tarafından yönetiliyor. Yani Ermeniler, bu sayfaların uzun süredir kapalı olduğunu anlamalıdır. İlham Aliyev liderliğindeki Azerbaycanlaysa askeri bir dilde değil, kibarca konuşmak gerekiyor…

Cumhurbaşkanı’nın Şuşa ziyareti, Bülbül, Üzeyir Hacıbeyli ve Hurshudbanu Natavan’ın kurşun ‘‘yarası almş’’ heykellerinin memleketlerine geri dönmesiyle de akıllarda kaldı. Bu heykellerin tarihi de oldukça ilginç. Ermeniler, Mayıs 1992’de Şuşa’yı işgal ettiklerinde, sadece insan gücümüzü yok etmekle kalmadılar, şehri de yağmaladılar. Tüm şehri yerlebir ettiler. Ellerindeki herşeyi vahşice yağmalayan bu barbar taifesi, heykelleri bile ateşe verip işe yaramaz hale getirmişlerdi. Sonra bir şekilde Gürcistan’a götürüldü bu heykeller. Azerbaycan heykelleri Ermenilerden bu halde alınıp Bakü’ye getirildi. Heykellerin bir gün evlerine döneceğini bekliyorduk.

İlham Aliyev, Şuşa’nın işgali sırasında oraya dikilecek olan bayrağımızın bir gün Azatlık Meydanı’nda bir geçit töreninde sergileneceğine söz verdi. Bu sözden kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı Muzaffer Başkomutan olarak Bakü’deki Azatlık Meydanı’nda o bayrağı salladı! 10 Aralık 2020’de tüm dünya buna şahit oldu! Biz de gururla izledik ve  zaferimizle gurur duyduk.

Bu duygularla bu yazıyı yazarken sosyal medyada çeşitli yorum ve değerlendirmelerle karşılaştık. Aslında, Başkan’ın Şuşa ziyareti gündemdeki bir numaralı konuydu ve herkes Şuşa’nın resimlerini ve Şuşa hakkındaki izlenimlerini paylaşmaktan mutluluk duyuyordu. Dikkatimizi çeken fikirlerden biri şuydu: “Karabağ ve Şuşa topraklarını özgürleştiren gençler Haydar Aliyev Okulu’nun ve İlham Aliyev yönetiminin öğrencileridir.” Gerçekten öyle. Karabağ savaşına katılan kahraman evlatlarımızın büyük çoğunluğunun işgalin ilk yıllarında doğmadıkları unutulmamalıdır. Daha sonra doğdular, Haydar Aliyev’in çağdaşları oldular, İlham Aliyev liderliğinde büyüdüler ve vatanlarını düşmandan kurtardılar. Rüya gibi, değil mi? Hayal gibi, değil mi? Belki de pek çok insan Karabağ’ın asla geri dönmeyeceğini düşünüyordu. Umudunu kaybetmişti insanlar. Ancak Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in uzun yıllardır ustaca oluşturduğu politika, bugün kendi ifadesiyle değerini, yerini buldu: “Sevgili Şuşa, sen özgürsün! Sevgili Şuşa, biz seni dirilteceğiz! “

Şuşa bugün özgürdür. Ve özgürlüğüne kavuştuktan hemen sonra, onu çoktan canlandırmaya başladık. Ve Cumhurbaşkanı’nın kendisi bile zaten orada. Yine rüya gibi, değil mi? Bu rüyayı gerçekleştiren Muzaffer Başkomutan’a teşekkürlerimizi sunuyoruz!

Sonuç olarak, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’den duygularımıza tercüman olacak bir alıntı: “Dün gece Bakü’ye dönmemiz gerekmesine rağmen Şuşa’da kalmaya karar verdik. Geceyi Şuşa’da kalmamız gerektiğini düşündüm. Çünkü Azerbaycan Cumhurbaşkanı Şuşa’yı ilk kez ziyaret ediyor. Yaklaşık otuz yaşlarındayız Cumhuriyet olarak. Ancak otuz yıldır ilk kez Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Ali Başkomutan Şuşa’ya geldi, Şuşa’da kaldı ve açıkçası Şuşa’dan ayrılmak istemiyor. Bu gece sadece beş saat uyudum. Saat 5’te uyandım, nedenini bilmiyorum. Belki dün çok heyecanvericiydi. Çünkü Şuşa’yı görmek, Şuşa’ya dönmek eşsiz bir duygu. Belki Şuşa’nın hoş doğası ve havası, insanın fazla uyumak istememesi için yeterli bile olabilir.

Azer Hasret

Siyasi analist

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ