Ankara Bakü

Azerbaycan ‘da ermeni siparişiyle ara kızıştıranlar yahut Muhalif ile Münafık arasındaki fark!-Prof.Dr.Aygün Attar yazıyor…

Azerbaycan ‘da ermeni siparişiyle ara kızıştıranlar yahut Muhalif ile Münafık arasındaki fark!-Prof.Dr.Aygün Attar yazıyor…

Eski milletvekili ve bir dönem meydanlarda Azerbaycan Cumhurbaşkanının bizler için Allah’ın bir lütfu olduğunu dair ateşli konuşmalar yapan, daha sonrasında ise Soros’un iştah kabartan vaadleri sonucunda hızlı muhalif olarak iktidara karşı en radikal söylem ve eylemlerde boy gösteren şahıs ve aynı platformdaki arkadaşları tarafından sosyal medyada Dağlık Karabağ‘daki son durum videoları yayınlanmış…

Ne var şu videolarda?

Bir zamanlar ermeniler tarafından patlatılarak Dağlık Karabağ‘da fiilen olmayan bir devletin ve fiilen Ermenistan da dahil dünyanın hiç bir yerinde kabul görmeyen bir yönetimin Başkanı sıfatıyla piyasaya sürülen, bazı güçler tarafından da desteklenerek palazlanan fakat ikinci Karabağ savaşının zaferle bitirmesinden sonra Azerbaycan Devlet Başkanı ve Ali Baş Komandan Aliyev‘in Dağlık Karabağ ‘da her türlü statü konusunun ortadan kalktığı açıklaması ile ismi, tabiri caiz ise it defterinde bile olmayan Harutyunyan‘ın üç beş kişiyle fare deliğine benzeyen yerlerde (güya askeri istihkamlar imiş)yürüdüğünü gösteren görüntüleri sosyal medyada kendi hesaplarından sevinerek yayınlayanlar bu insanlar neyi amaçlıyor?

Şuşa alınmadan önce de böyle videolar ortalıkta uçuşuyordu. Sonucunu gördük!

Azerbaycan, son 30 yılda yapılamayanı yaptı, kimse bu başarıyı inkar edemez, ayrıca şehitlerimizin ruhuna saygısızlık anlamına gelen böylesi karamsar paylaşımlarla ucuz muhalefet yapmak utançverici bir durumdur! Vatan topraklarımızın işgali öncesinde ve sonrasında nelerin yaşandığını hepimiz gördük. Rahmetli abim I. Karabağ savaşının komutanlarından biriydi, o dönemde topraklarımız için canı ile sed oluşturan çok sayıda kahraman insanımız şehadete erse de, biz zafer mutluluğuna erişemedik. Yenilgiyi kabul etmemek için çırpınıp dursak da, mağluptan mağrur yaratmaya gayret etsek de, gerçek ortadaydi.

30 sene boyunca sadece topraklarımızdan koparılmadık, o topraklarda yaşadığımız tüm hayatımızdan mecburen koparılmış olmanın çok ağır travmasını yaşadık. Ezilen ruhumuzun, incinmiş duygularımızın üzerine mecburi göçmen olarak tanımlanmanın olanca ağır yükü ile birlikte taşıdık omuzlarımızda hasreti ve son nefesinde o yerlerin isimlerini zikr ederek hayata veda eden yakınlarımızın hesap soran ruhları ile yaşadık çileli otuz seneyi. Dolayısıyla, geçmişten günümüze şu zorlu süreci gayet iyi bilenlerden birisiyim.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Ali Baş Komutan Aliyev’in hangi şartlarda, hangi ciddi dış baskılara rağmen dimdik durarak kahraman Ordumuz, yiğit askerlerimizden aldığı güç ve Türkiye’nin manevi desteği ile şanlı Zafere başarıyla imza attığına yakinen tanıklık yaptım, hem bir aydın hem de bir zorunlu göçmen olarak. Rusya’ya rağmen Rusyayla birlikte bölgede Türk silahlı kuvvetlerinin varlığı bile, ileride tarihin layıkıyla yazacağı, Azerbaycan‘ın önemli diplomatik başarısıdır. Savaş alanında kanıyla, canıyla zafere mühür basan kahraman Vatan oğullarının hakkını ödeyemeyiz ve başından sonuna galibiyete köklenmiş Vatan savaşının önemini gözden salmak için Ermeniyle işbirliği yapmak hangi ahlaki değere sığıyor, anlamakta zorlanıyorum!

Şuşa ve Kelbecer’in alınmasını imkansız olarak görenlerin, savaş öncesinde yaptıkları açıklamalarda kendi ülkesine kesinlikle başarı şansı vermeyen zatların ve bir zamanlar o alınmaz kaleleri Ermeniye bırakıp kaçanların, ülkeyi kaosa sürükleyen hadiselerde bilakis bulunanların şimdi Dağlık Karabağ‘da barış gücü askerlerinin bulunduğu bir ortamda şahin kesilerek eleştiri üstünden eleştiri yaptığını görmek utanç vericidir!

Ülkede bir dönem İktidar olsa da muktedir olamayanların, Azerbaycan‘ı ve biz Azerbaycanlıları onurlandıran, dosta düşmana karşı yüzümüzü ak eden Karabağ zaferine gölge düşürmek için Ermenilerle işbirliği yaparak Vatan muharebesindeki galibiyetimizi değersizleştirme çabalarını hayretle izliyorum. İki kardeşim, amcamın oğlu ve 16 yaşlı yeğenimin katıldığı, kuzenimi şehit verdiğimiz I. Karabağ Savaşı’nda olduğu gibi II. Karabağ Savaşı’nda da ailemin ikinci nesli, yeğenlerim iştirak etti. Yani alnım açık, yüzüm aktır, çok şükür. Gayretli Azerbaycan halkının topraklarımızı işgalden azad etmek için seferber olduğu ve gönüllü olarak cehbede görev almak isteyenlerin yurt genelinde sıraya girdiği o kalabalık içinde şu malum muhalif güçlerin aile bireylerinden kimler vardı, neden onların evlatlarını yakınlarını cehbede göremedik? Savaştan aile yakınlarını kaçıranların savaşarak zafer kazanmış bir halka Vatan(daş) üzerinden popülizm yapmaya ne hakları var? Dağlık Karabağ ‘da dün beyaz bayrak kaldırarak aman dileyen Ermenilerin bugün (karakterlerine uygun şekilde )barış gücü askerlerinden güç alarak haddini aşan hareketlerde bulunmasından hepimiz rahatsızız! Azerbaycan’ın bir parçası olan o topraklarda Azerbaycanlıları rencide eden her türlü olaya acil müdahile edilmesinden yana olan birisiyim, ama bunun yolu halkı Devlete karşı kışkırtmak değil, Devletimiz ve vatandaşlarımızla tıpkı savaş sürecinde olduğu gibi tek yumruk halinde birlikteliktir! Ermeniden medet ummak, “iti kovan gibi kovduğumuz”bir avuç Ermeninin kuzey rüzgarından cesaret alarak ayağa kalkma teşebbüsünü sanki önemli bir güçmüş gibi Azerbaycan halkına çeşitli sosyal mecralardan sunmak muhaliflik değil münafıklıktır! Oysa, bizim şimdilik cehbede biten savaşımız diğer tüm alanlarda şiddetle devam ediyor ve bu süreçte tüm Azerbaycan‘ın tek yumruk olarak güçlü olması gerekiyor, şuradan buradan maddi manevi olarak desteklenenlerin arabozuculuk yaparak parçalama teşebbüsünden imtina etmek Vatan görevidir.

Kirli siyasi hesapların millidavaların içine dahil edilmesi ve kişisel çıkarların ulusal çıkarların üstünde tutulması kabul edilmezdir. Çünkü tecrübe ile sabittir ki, “söz konusu Vatansa gerisi teferruattır “diyenler daima tarihin akışını milletin lehine değiştirmişlerdir. Münafıklara fırsat vermemek için yenilgiye uğramış düşman tarafından psikolojik çöküntüyü ortadan kaldırmaya yönelik hazırlanmış olan ve ne yazık ki, bazı muhalif geçinen kişiler tarafından da sıkça paylaşılan aslında Ermeni propagandasına hizmet eden sosyal medya paylaşımlarına itibar etmemeliyiz.

Karabağ Azerbaycan ‘dır!

Bizi birleştiren tek gerçeğimiz de budur! Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, şanlı Vatanınız, Can Azerbaycan‘ın haklı zaferini kutluyoruz.

Kadın rektörü böyle yediler! – Sözcü Gazetesi

Prof.Dr.Aygün Attar

Dünya Azerbaycanlıları Koordinasyon Şurası Üyesi, TADİV Azerbaycan Evi Başkanı

Not: Muhalif ;Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse demektir.

Münafık; arabozucu, bölücü, karıştırıcı kimse demektir .

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ