Ankara Bakü

Ben asırlardır Azerbaycan’da yaşıyorum. Burası benim de Vatanım!

Ben asırlardır Azerbaycan’da yaşıyorum. Burası benim de Vatanım!

Bu topraklarda doğdum ben. Geleneklerimle, göreneklerimle, yaşam tarzımla bu topraklarda yaşayan halklardan asla farklı hissetmedim kendimi. Kimse gelip bana ‘’sen neden farklısın, neden farklı bir dine inanıyorsun?!’’ diye de sormadı. Bayramlarımda kutladılar benim, hüzünlü günlerimde hep yanımda oldular. Nevruz’da, Ramazan ve Kurban bayramlarında onlar bize sofralarında pişenlerden gönderdiler, komşuluk hakkımızı gözettiler, Paskalya bayramında da biz onlara armağanlar götürdük. Asla bir çatışma içinde olmadık. Tam tersi, yıllarca, asırlarca huzur ve barış ortamında yaşadık. Kimsenin kimseye hakkı geçmedi. En zor zamanlarımızda bize destek verildi. Özellikle, gerek Çar Rusya’sı döneminde, gerekse de Sovyetler Birliği döneminde kiliseye gitmemek için karar aldığımızda, mevcudiyetimizi Ermeni kilisesine kurban etmemek için mücadele verdiğimizde yanımızda asırlardır bu topraklarda omuz omuza yaşadığımız kardeşlerimiz oldu. Bizi hep korudular kolladılar Ermenilere karşı. Belki de Türkiye’de çoğu kimse bilmez bizim yaşadıklarımızı, fakat biz bunları yaşadık. Azerbaycan bağımsızlığını kazandıktan sonra bize tüm hak ve hürriyetlerimiz geri verildi. Seve seve bu Vatanı savunduk. Öyle de olmalıydı. Çünkü ben de, Udi halkının diğer temsilcileri de asırlardır Azerbaycan’da yaşıyoruz. Burası da bizim Vatanımız!

Kafkasya Udi Alban Hristiyan Cemaati Lideri Robert Mobili Yeni Şafak gazetesine verdiği demeçte Udilerle, onların Azerbaycan’daki yaşamlarıyla ilgili görüşlerini anlatırken söyledi. Cemaat lideri mensup olduğu Udilerin Güney Kafkasya’nın zengin tarihe sahip halklarından biri olduğunu belirterek, kendilerinin Kafkasya Albanyası’nın tarihi mirasçıları olduklarını dile getirdi. Mobili ’ye göre, işte sırf bu yüzden bu halkın başına gelmeyen kalmamış. Yıllarca kendi dillerinde okullarının olmadığını, Rusça eğitim aldıklarını, ibadet haklarından mahrum bırakıldıklarını söyleyen Cemaat lideri yalnız Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasından, daha net söylersek, Ulusal lider Haydar Aliyev’in iktidara gelişinden sonra rahat nefes aldıklarına, dilleri ve inançlarıyla alakalı haklarının kendilerine geri verildiğine dikkat çekti: ‘’Bu gün dünyanın çeşitli ülkelerinde Udiler yaşıyor. Fakat onların hepsi Azerbaycan’dan dağılmışlar dünyanın çeşitli yerlerine. Hepsi de Azerbaycan’ı kendi öz vatanları olarak görüyorlar. Şuan bizler Gabala ilinin Nic kasabasında ve Oğuz ilinde yaşıyoruz. Nüfusumuz tüm dünya genelinde 10 binin üzerinde. Kültürümüzü, adetlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi hakkıyla yaşatıyoruz. Devletimizden de her türlü destek ve dikkat görüyoruz. Atalarımızın manevi ve kültürel mirasına sahip çıkma şansını bize Sayın Cumhurbaşkanımız ve ülkemizde kültürün hamisi olan Haydar Aliyev Vakfı sağladı. Karabağ’da işgalden kurtarılmış toprakları ziyaret ettik. Atalarımızın mirasını kendi gözlerimizle gördük. Hudavenk’te, Ağoğlan’da, Tuğ’da ve diğer monastrlarda ayinler gerçekleştirdik. Bu ayinlerde şehitlerimizin ruhuna dualar ettik, Vatanımızın, Milletimizin bütünlüğünü Tanrı’dan istedik. Kasabamızda bulunan kiliselerde ve ibadet yerlerinde de her defasında ibadet ederken ülkemiz, devletimiz için dualar ediyor, ülkemizde kültürel çeşitliliğin mevcudiyetinden duyduğumuz memnuniyeti dile getiriyoruz.’’

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ