Ankara Bakü

“Bugün kesinlikle Batı Azerbaycan Enstitüsüne ihtiyacımız var” – Aziz Alekberli

“Bugün kesinlikle Batı Azerbaycan Enstitüsüne ihtiyacımız var” – Aziz Alekberli

“Bu Enstitü, dünyadaki Ermenilerin desteğini yok edebilir, Güney Kafkasya’daki Ermenilerin köklerini kazıyabilir”

Son zamanlarda Ermenistan’da yeni işgal ve intikam operasyonlarına yönelik çağrıların yapıldığını ve bu konuda bazı teşkilatların kurulmasını gözlemliyoruz. Milletvekili Aziz Alekberli ile yaptığımız röportajda bu ve benzeri konularda kendisinden görüş almağa çalıştık.

-Sayın Aziz bey, savaştaki yenilgiye rağmen Hadrut ve diğer toprakları yeniden işgal etmek amacıyla Ermenistan’da çeşitli teşkilat ve kurumlar kuruluyor. Ermenilerin bu girişiminin ciddiye alınması gerektiğini düşünüyor musunuz? Bu tür girişimlere ve adımlara karşı pratik adımlar atmaya ihtiyaç var mı?

– 44 günlük savaştan sonra böyle şeylerin Ermenilerin aklına gelmeyeceğini söyleyen birisi, Ermenileri iyi tanımıyor ya da hiç tanımıyor demektir. 44 gün süren bu savaşta Ermenilerin yenilgisine rağmen, Hadrut’u ve diğer topraklarımızı yeniden işgal etmeyi amaçlayan çeşitli kurum ve kuruluşların ortaya çıktığını söylüyorsunuz. Tabii ki, olacak. Bu, yüzyıllardır bölgede bir karış toprağı olmayan bir devlet kurmak için her türlü onursuz yollara başvuran, yerli halklara karşı sürgünler ve soykırımlar yapan, çeşitli terör örgütleri yaratan Güney Kafkasya’nın sahte bir tarihidir. Onu dünyaya yayanlar da Ermenilerdir. Şimdi, bu ahlaksız, onursuz, yaramaz, hasta toplumun birdenbire bir meleğe dönüşeceğini mi düşünüyorsunuz? Olmayacak, imkansız. Normal koşullarda komşularıyla birlikte yaşayamıyorlar bunlar. Her zaman başlarının üzerinde demir yumruk olmalıdır. Zaten bir yumruk var artık ve her zaman ona sahip olmak önemlidir. Bu yumruk indiğinde onlar tekrar çıldıracaklar.

Ermenilerin bu eylemlerinin ciddiye alınıp alınmayacağını mı soruyorsunuz? Tabii ki alınmalı. Ve her gün, her saat, her an! Mirza Celil’in “Kemança” oyunu var. Bu çok öğretici bir çalışma, aslında bizi uyanık tutmak için “sos” sinyali. Çalışmanın sonucu, bu Ermenilerin bizim havamızın yani zayıflığımızın farkında olmaları ve başları dertte olduğunda o havayı çalıyor, insani duygularımızı uyandırıyor ve canlarını kurtarıyorlar. Bir Ermeni’nin sadece dost olmadığını, aynı zamanda asla insan olmadığını kesin olarak bilmemiz gerekir. Gelecekte yan yana yaşayabiliriz, ama onların Ermeni olduklarını ve bize her an ihanet edip hançerle sırtımızdan vuracaklarını unutmamalıyız. Dolayısıyla “savaş bitti”, “topraklarımız işgalden kurtuldu”, “Ermeniler pişman oldu” ve diğer bu gibi cümleleri sarfetmeğe gerek yok. Kendimizi gelecekteki Ermeni provokasyonlarına ve Ermeni saldırılarına hergün hazırlamalıyız. Bir Gürcü atasözü vardır: “Bir Ermeni geldi ve yeni bir felaket getirdi.” Bölgede Ermeniler varsa, bunun her zaman bela olacağını bilmeliyiz.

– Sizce her an yeni bir yüzleşmeye hazır olmalı mıyız?

– Bütün bunlar her gün işimizden vazgeçmemiz ve savaşa hazırlanmamız gerektiği anlamına gelmez. Hayır, sadece bu savaşa her zaman hazır olmalıyız. Evet, Azerbaycan 44 günde büyük bir zafer kazandı ve tüm dünya bunu hesaba katmak zorunda kaldı ve Ermeniler de hesaba kattı, kazanmaya da devam edecek. Ama biz Ermenileri askeri olarak yendik, ideolojik ve diplomatik savaş devam ediyor ve devam da edecek. Barış güçleri hala bölgedeki Hıristiyan tapınaklarını Azerbaycanlılardan koruma ihtiyacından bahsediyor, dünya Ermenilerin bölgede çok eski bir tarihe ve kültüre sahip bir halk olduğundan bahsediyor, Hıristiyan ülkeler hala Ermeni Hıristiyanlığı’nı destekliyor. Bütün bunlar, tüm bu Ermeni yalanlarını sağlam bilimsel gerçeklerle ifşa etme çabalarımızın hala tatmin edici olmadığı anlamına geliyor. Bu alanda araştırma yapan bir bilim adamı olarak, Kafkasya’daki Ermenilerin tarihi hakkında hala net bir bilimsel sonuca sahip olmadığımızı söylüyorum. Bugünün Ermenistan’ı son santimine kadar tarihi Azerbaycan toprağı, bunu hepimiz biliyoruz ama bu coğrafya hakkında hala çok az şey biliyoruz.

– Öyleyse bilim adamlarımızın bu alanda ciddi şekilde çalışması gerektiğini söyleyebilir miyiz?

-Ne yazık ki, bilim adamlarımız, topraklarımızın işgalden kurtarılması için 44 günde şehit, gazi ve askerlerimizin cephede döktüğü kanlar kadar Ermeni yalanlarını ortaya çıkarmak için arşivlerde ve sıraların arkasında ter dökmediler. Ancak bu, bilim adamlarımızın bunun için potansiyele sahip olmadığı anlamına gelmez, var ve hatta fazlası var, ancak bu yönde sistematik bir eylem yok. Bugün Azerbaycan’ın kesinlikle bir Batı Azerbaycan Enstitüsüne ihtiyacı var. Orda bir araya gelecek bilim adamlarımıza normal çalışma koşulları, finansal destek ve dünyadaki birçok ülkenin arşivlerinde çalışma fırsatı sağlanmalıdır. Bu Enstitü, Batı Azerbaycan dediğimiz bugünkü Ermenistan’ın her yolu, her taşı, her izi için Ermeni ve dünya bilim adamlarıyla mücadele etmeli ve bu topraklardaki değerlerimizi sahiplenmelidir. Ermenileri işgal ettiğimiz topraklardan silah zoruyla çıkarabildik ve bunu ancak biz başardık ve yaptık. Ancak bu Enstitü, tüm dünyadaki Ermenilerin desteğini yok edebilir, Güney Kafkasya’daki Ermenilerin köklerini kazıyabilir. Bu kök tarihsel yalanlara dayandığı için temeli yoktur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ