Ankara Bakü

Dr.Aziz Alekberli: ‘‘Tek bir hedefimiz var: atalarımızın yaşadığı topraklara geri dönmek…’’

Dr.Aziz Alekberli: ‘‘Tek bir hedefimiz var: atalarımızın yaşadığı topraklara geri dönmek…’’

Zengezur bölgesinin tarihi sahibi Azerbaycan’a geri dönmesi ile Türk dünyası yeniden birleşecek…

Ankarabaku.com olarak Batı Azerbaycan Topluluğu’nun başkanı, Milletvekili Dr. Aziz Alekberliyle Batı Azerbaycan, zorunlu göçmenler ve onların tekrar kendi öz topraklarına geri dönüşüyle ilgili konuştuk.  

Sayın Aziz hocam , mümkünse okurlarımızı başkanı olduğunuz  Batı Azerbaycan Topluluğu ve faaliyetleri hakkında kısaca bilgilendirir misiniz?!…

– Azerbaycan Mülteci Topluluğu 28 Aralık 1989’da Bakü’de kuruldu ve amacı 1988’de bugünkü Ermenistan topraklarından vahşice sınır dışı edilen Azerbaycanlı mültecilerin haklarının korunmasına ve sosyal sorunlarının çözülmesine yardımcı olmaktı. Bir ay sonra, Ocak 1990’da dönemin Bakanlar Kurulu Başkanı, yani Başbakan, Cemiyetin resmi faaliyetleri ve tescili ile ilgili “Azerbaycan Mülteciler Cemiyeti Üzerine” özel bir emri imzaladı. O zamandan beri Azerbaycan Mülteci Derneği bu yönde çok çalıştı. Ancak iki yıl önce, Azerbaycan Mülteci Derneği’nin 1988’deki faaliyetlerinin ağırlıklı olarak mültecilerimizi kapsamasına rağmen, son iki yüz yılda, 1905 ve 1918-1920 de dahil olmak üzere defalarca tehcir ve soykırımlara maruz kaldığımıza karar verdik. 1948-1953 yıllarında ve tüm bu dönemleri kapsayabilmek için daha geniş faaliyet yelpazesine sahip bir organizasyona ihtiyaç vardı ve Batı Azerbaycan Topluluğu’nu oluşturduk. Kısa sürede böyle bir kurumun kurulmasıyla fikrimizde haklı oldupğumuz ortaya çıktı ve Batı Azerbaycan’da – bugünkü Ermenistan’ın tüm bölgelerini, ilçelerini ve köylerini kapsayan topluluklar oluşturmaya başladık. Kırsal topluluklar kuruldu, başkanları mahalle topluluklarında temsil edildi ve ilçe topluluklarının başkanlarından oluşan Batı Azerbaycan Topluluğu Yönetim Kurulu oluşturuldu. Bu organizasyon zaten Batı Azerbaycan’ın tüm bölgelerini kapsıyor. Tek bir hedefimiz var: Atalarımızın yaşadığı topraklara geri dönmek. Atalarımız bu topraklarda binlerce yıl yaşadılar, o topraklar tarihin son anlarına kadar Azerbaycan’ın tarihi topraklarıydı, Azerbaycan, Türk toprağı idi ve öyle de kalacak.

-Bilindiği üzere tekuluslu bir devlet olan Ermenistan var şuan karşımızda. Ve saldırganlık politikası nedeniyle, tüm bölgesel projelerin dışında kaldı. Bu yenilgiden sonra bile Ermenilerin bu politikanın kendi zararlarına olduğunu anlamadıklarını düşünüyor musunuz?

– 28 yaşıma kadar Ermeniler arasında yaşadım, tarihlerini, karakterlerini ve psikolojilerini biliyorum. Ermeniler, herhangi bir gerçeği anlama ve kabul etme yeteneğinden yoksun, mutsuz bir toplumdur. Kendimizi kandırmayalım, Ermeniler hiçbir şey anlamadılar, anlamıyorlar, asla anlayamayacaklar, çünkü anlamak istemiyorlar, anlama kabiliyetleri yok, tarihi yalanlarla zombi olmuş bir etnik topluluk. Bunu binlerce tarihi gerçekle kanıtlayabilirim. Şu ifadeye sahibiz: Kuran’dan bir elbise giymek. Estağfurullah, bugün Ermeniler Kuran’dan bir elbise ile karşımızda dursalar bile, bu elbisenin altında her an ihanet edecek bir şeytan, bir İblis olduğunu bilmeliyiz. Bugün Ermenilerle yan yana yaşamaya hazırız diyoruz, millet olarak gerçekten hazırız. Ancak Ermeniler bunu yapamazlar, yapmazlar ve yapmaları imkansızdır. Sonuç nedir? Sonuç, ya “kötü komşular” olarak kalacaklar ya da daha önce olduğu gibi, iyi vakit geçirdikleri ülkelere geri gidecekler.

-Azerbaycan’ın yanı sıra bu ülkenin Gürcistan’a karşı da arazi talepleri var. Batı Azerbaycan Topluluğu olarak bu iddiaların Gürcistan’daki kamuoyuna iletilmesi açısından hangi faaliyetleri öngörüyorsunuz?

– Ermenilerin sadece Gürcistan’a karşı değil, Türkiye, Rusya ve İran da dahil olmak üzere Ermenilerin yaşadığı tüm ülkelere karşı toprak talepleri var. Zaten Afrika’nın tüm kuzey topraklarının Ermenilere ait olduğunu ve İngiltere’nin ilk sakinlerinin Ermeniler olduğu iddia ediyorlar. Bugünkü İrevan’ın yerini (1936’dan önce) “yerevume”, “yereval”, yani 4.500 yıl önce modern Ermenice’de “görünüyor”, “ortaya çıktı” diyerek belirlediğini iddia eden bir topluluktan daha ne beklenebilir? Ahıska Türklerinin 1944 yılına kadar Gürcistan’ın şu Ermeni nüfusunun yoğun olduğu Cavakheti bölgesinde yaşadığını bütün dünya biliyor. 1944 yılında Sovyet lideri İosif Stalin’in emriyle Türkler Orta Asya’ya sürüldü ve ardından Ermeni nüfus o bölgeye yerleştirildi. Şimdi Ermeniler burada tarihi bir Ermeni toprağı olduğunu ve bu bölgenin Gürcistan’dan alınması ve Ermenistan’a ilhak edilmesi gerektiğini iddia ediyorlar. Şimdi Gürcüler’in tek bir seçeneği var: “Karabağ’da yaptığımız gibi” onları kovmak. Ve onları kovacaklar da. Ermenilerin bu iddialarını Gürcistan’daki genel kamuoyuna aktarmamıza gerek yok, her şey açık, biz Azerbaycan olarak Karabağ’da 44 gün süren savaşımızla Gürcü kardeşlerimize sorunu nasıl çözeceklerini zaten gösterdik.

-Türkiye hakkında hiç konuşmak istemiyorum. Aslında, kutsal Ağrı Dağı’nın görüntüsü onların armalarına bile yansımıştır. Batı Azerbaycan toplumu olarak Türkiye’deki STK’lar ile birlikte hangi adımları atacaksınız?

– Ermenilerin Ağrı Dağı resmini neden armalarına kazıdıklarını biliyor musunuz? Çünkü bu coğrafyanın en eski tarihi Ağrı Dağı ve Nuh tufanı ile ilgili efsanelerle başlar. Ermeniler, bu coğrafyanın efsanevi tarihine hakim olarak bu bölgenin en eski sakinleri olduklarını kanıtlamanın yolunu da burda görüyorlar. Yani Ağrı Dağı bunlardan biriyse Nuh tufanı onlarla bağlantılıdır. Bu nedenle Nuh’un da bir Ermeni olduğunu iddia ediyorlar. Nuh Ermeni ise, o zaman tüm insanlık Ermenilerle başlar. Açık ve net değil mı? Şimdi söyleyin bana, bu kadar çok hastayı geri getirip onları insan yapmak ve onlara insan dilinde bir şeyler anlatmak mümkün mü? Hayır ve binlerce kez hayır!

Batı Azerbaycan Topluluğu olarak Türkiye’deki STK’lar ile yaptığımız işbirliğine gelince, zaten böyle bir işbirliğimiz var. Geçen yıl Bakü’de İzmir Çağdaş Azerbaycan Kültür Derneği Başkanı Cemal Mehmethanoğlu ile “Dostluk ve İşbirliği” protokolü imzaladık. Şu anda, tanınmış Türk siyasetçisi Murtaza Karaçanta’nın şahsında bir Türkiye temsilcimiz ve araştırmacı yazar Derya Akdemir’in şahsında bir Ankara temsilcimiz var. İstanbul ve Manisa’da Azerbaycan Kültür Dernekleriyle işbirliği yapıyoruz. Gelecekte işbirliğimizin daha da genişleyeceğini, Ermeni yalanlarını ortaya çıkarmak, Azerbaycan ve Türkiye hakkındaki gerçekleri dünya kamuoyuna ulaştırmak adına daha etkin çalışabileceğimizi düşünüyorum.

– Türkiye ile ilgili daha bir sorum olacak. Bilindiği üzere Batı Azerbaycanlı yurttaşlarımızın çoğu Gaçagaç dediğimiz dönemde Türkiye’ye yerleşti. Onları kayıt altına almak ve miras haklarını sağlamak için Topluluk tarafından her hangi bir adım atılacak mı?

-Son iki yüzyılda Batı Azerbaycan topraklarının Ermenileşmesi nedeniyle Türk-Müslüman nüfus sınır dışı edilmiş ve bunların çoğu farklı zamanlarda kardeş Türkiye topraklarına yerleşmiştir. Bu normaldir, çünkü Batı Azerbaycan’ın çoğu bölgesi Türkiye sınırları içinde yer almaktadır. Nasıl biz Azerbaycan Türkleri Türk dünyasının bir parçasıyız, büyük Türk milleti, Türkiye’deki Azerbaycan asıllı insanlar da bizim bir parçamızdır. Tabii zaman zaman Ermeniler tarafından da zulüm gördüler, atalarının topraklarından kovuldular ve hakları talep edilecek. Bu yönde elimizden geleni yapacağız.

-Son olarak, Zengezur yolu hakkındaki düşüncelerinizi bilmek istiyorum. Bu yol Batı Azerbaycan, AZERBAYCAN ve genel olarak Türk dünyası için ne kadar önemli?

– Zengezur Azerbaycan’ın en eski topraklarından birisidir, eski tarihimiz o topraklarda yatmaktadır. Ermenilerin bu topraklara yeniden yerleştirilmesinin yüz yıllık bir geçmişi vardır. Sovyet devletinin ilk yıllarında bu topraklar Azerbaycan’dan zorla alınarak Ermenilere verildi. Daha sonra 70 yıllık Sovyet döneminde bu topraklar Ermenileştirildi. 1988-1991’de Azerbaycanlılar bölgedeki 61 köyden vahşice sürüldü. Ermeniler bunu şimdi kabul etmek istemiyorlar, ancak Azerbaycanlıların köylerine dönmeleri ve kendi evlerinde yaşamaları için ilk aşamada şartlar oluşturulmalı. Aksi takdirde, o topraklara dönüş yolunu zaten biliyoruz. Zengezur’un Azerbaycan’a geri dönüşü Türk dünyası için büyük önem taşımaktadır, Türkler büyük Avrasya kıtasının tarihi sakinleridir ve bu bölgedeki halkların büyük çoğunluğu Türklerden ayrılmış veya doğmuştur. Avrupa’nın çoğu, barbar Cermen halkları ve Hun Türklerinin bir karışımıdır. Zengezur bölgesinin tarihi sahibi Azerbaycan’a geri dönmesi ile Türk dünyası yeniden birleşecek. Bu sadece Türk halkları için değil, sadece bu bölgede yaşayan halklar için değil, tüm dünya için, dünya barışı için önemlidir. Çünkü Türkün olduğu yerde barış vardır, adalet vardır!

Oktay Hacımusalı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ