Ankara Bakü

Dr.Deniz Tansi: ‘‘Türkiye-İsrail yakınlaşması, herşeyden önce, bölgede bir beklenti’’

Dr.Deniz Tansi: ‘‘Türkiye-İsrail yakınlaşması, herşeyden önce, bölgede bir beklenti’’

Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi, siyasetbilimci Dr.Deniz Tansi ile ankarabaku.com olarak bölgedeki gelişmeleri, Türkiye Azerbaycan İsrailş üçgeninde yaşanan sıcak olayları değerlendirdik.

-Beyrut patlamasından sonra Ortadoğu hemen hemen unutuldu. Dünyanın gözü Kafkaslara ve Orta Asyaya döndü. Bu durumda bazı uzmanlar bölgenin iki aktif aktörünün – Türkiye ve İsrailin bölgede beraber hareket edeceğinin sinyallerini verdiler. Bunu Deniz bey nasıl yorumluyor?!

-Türkiye-İsrail yakınlaşması, herşeyden önce, bölgede bir beklenti olarak gözüküyor. İkili ilişkilerde Doğu Akdeniz’deki enerji işbirliği, potansiyel olarak gözüküyor. East Med’de oluşan, İsrail doğal gazının Yunanistan ve İtalya üzerinden ulaştırılmasını içeren, 6 milyar Euro’luk doğal gaz boru hattı gerçekçi değil. İsrail doğal gazı, Türkiye üzerinden daha az maliyetli ulaştırılıp, pazarlanabilir. Öte yandan iki ülke ilişkilerinin olumlu görünen yanı Azerbaycan’la ilişkilerde beliriyor. Azerbaycan bağımsızlığını kazandığı zamandan beri, iki ülke de, son derece koşut politikalar izliyor. Türkiye elbette kardeşlik ilişkileri içinde Azerbaycan’la. Doğal gaz, petrol başlıklarındaki Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, artık savunma zeminini de kapsıyor. İsrail ise telekomünikasyon ve medikal alanında yatırımları var Azerbaycan’da, Karabağ’ın kurtarılması sürecinde de, İsrail Azerbaycan’a Kamikaze Sihalar’ını satmıştı. İki ülke de, 1990’larda Stinger füzeleri satmıştı Azerbaycan’a. Dolayısı ile, Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan zeminde, önemli işbirliği zemini var. Biden’ın seçilmesi ile birlikte, İsrail’de Netenyahu’nun eli zayıfladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihbari konulardaki görüşmeleri, ekonomik ilişkileri vurgulamıştı. Yeni dönemde, ikili ilişkiler, İsrail’in Körfez ülkeleri ve Arap rejimleri ile yakınlaşması, bölgede çok yönlü yüzeyde, değişik formülleri gündeme getirebilir.

– Türk sağ muhafazakar kesiminde bir antisemitizm mevcut. Türkiye eğer böyle bir yakınlaşma içinde olursa bu segmentin üstesinden nasıl gelecek?

Türkiye-İsrail ilişkilerinin özellikli bir yönü vardır. İki ülke, dost, düşman kategorisinde değil, ortak müttefik ABD ekseninde konumunu, çıkarlarla ifade etmiştir. 1958 Çevresel Pakt ile, askeri, savunma, istihbarat bağlamında, kesintisiz devam etmektedir. Çevresel Pakt, DP döneminde imzalanmıştır, muhafazakar Sağ bir partinin iktidarı sürecinde perçinlenen ilişkilerde, Sağ ya da Sol belirleyici değildir. Türkiye’de Sağ, pragmatik bir içeriğe sahiptir, aslında Sol da öyle. AK Parti döneminde de Başbakan Erdoğan, 2005’te İsrail’i ziyaret etmiş, 2008-2009 arasında, Türkiye, İsrail-Suriye görüşmelerinde, aracılık işlevini gerçekleşmiştir. 2009 Davos, 2010 Mavi Marmara’da ilişkiler gerilse de, ekonomik boyut devam etmiş, 2016’ya kadar, normalleşme sürecinde, İsrail, Türkiye’nin talepleri doğrultusunda özür dilemiş, Mavi marmara’da hayatını kaybeden Türk yurttaşları için tazminat ödemiş, Gazze için ablukayı, sadece Türkiye için kaldırmayı kabul etmiştir. 2016’daki normalleşme eğilimi, Trump’ın Kudüs, Golan ve olası Batı Şeria ilhakını kabul etmesi ilanıyla, yine olumsuz seyre bürünmüştür. Ben muhafazakr Sağ’ın, Filistin’deki eleştiri hakkını koruyarak, daha pragmatik davranacağını düşünüyorum.

-Karabağ’da Azerbaycan’ın kazandığı zaferden oluşacak olan Zengezur koridorundan dolayı mı Türkiye İsrail yakınlaşması oluştu? Ve burda Azerbaycan’ın etkisi ne kadar?!

-Zengezur koridoru, Türkiye-Azerbaycan hattında, Türk dünyasının ekonomik ve siyasi işbirliğini pekiştirecektir. Öte yandan, Rusya ve Çin’in İpek Yolu’nda da, bu sürece katkı vermesini sağlayacaktır. Ermenistan, eğer Türkiye ve Azerbaycan’la iyi geçinse, kendini sisteme dahil edebilir ama çok zor. iSRAİL ise, Türkiye-Azerbaycan’ın gelişen zemininde, Zengezur’la zenginleşen ilişkilerde, ticaretten pay almayı, ik devletle var olan ekonomik altyapısıyla doğal olarak isteyecektir. Bunu tek neden görmüyorum, zira Doğu Akdeniz’i unutmamak lazım.

-Türkiyede Zengezur koridorundan sonra ortaya çıkacak olan ekonomik güç Türkiye’de siyasi kanatları nasıl etkiler?! Örneğin milliyetciliği… Deniz bey bu konuda ne düşünüyor?!

– Zengezur’la, Türkiye, Türk dünyasına bağlanacaktır. Atatürk’ün 1930’lu yıllarda, İran’la sınır değişikliğini gerçekleştirmesiyle, ülkemiz Nahcivan’la yani Azerbaycan’la komşu olmuştu. Zengezur’la ticaret yolu Türk dünyasıyla bütünleşmiştir. Türkiye’de yükselen değer Türk milliyetçiliğidir, Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya, KKTC dahil, “üç devlet, tek millet” şiarı, gün geçtikçe diğer Türk devletleri ile “5 devlet, tek millet” e dönüşme potansiyeline sahiptir. Atatürk’ün kurucu iradesi Türk milliyetçiliğidir. Bunun dışında kalan parti ya da ittifak, tasfiye kalmaya mahkumdur. Sözlerimi Atatürk’ün şu veciz ifadesiyle tamamlıyorum. “…Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur…”

Oktay Hacımusalı

ankarabaku

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ