Ankara Bakü

Elçibey’i ziyarete gidiyoruz… – Keleki’den röportaj…

Elçibey’i ziyarete gidiyoruz… – Keleki’den röportaj…

Nahçıvan’ın güzide yerlerinden birisi olan Ordubad bölgesi, tarihsel, kültürel, mutfağı ve tabiat güzelliği yönünden çok yönlü bir arazidir. Yeşilin ve oksijenin bol olduğu Ordubad Nahçıvan’ın merkezinden yetmiş altı kilometre uzaklıkta bulunmaktadır. Ordubad bölgesinde on yedinci ve on sekizinci yüzyıllardan kalma yapılar, Sovyet zamanından kalan ve terk edilmiş okullar gözle görünecek, el ile dokunacak kadar yakındır size. Dünyada sadece Ordubad bölgesinde yetişen Ordubad limonu, bölgenin sembolü haline gelmiştir. Ordubad bölgesinde ki köyleri ziyaret ettiğiniz zaman dağ yamaçlarına kurulan çok eski olan fakat çok büyük olmamakla birlikte yapılan evler ve camiler görmek mümkündür. İnsanlarının sıcakkanlılığı ve misafirperver oluşu Azerbaycan Türklerinin kültürlerinin devamını gösterdiğinin en büyük belirtisidir. Ordubad bölgesinin Keleki köyünde ise Azerbaycan’ın eski Cumhurbaşkanlarından, Azerbaycan Türklerinin bağımsızlığına kavuşmasın da ve SSCB’nin yıkılmasında en büyük katkı sağlayan insanlardan birisi merhum Ebulfez Elçibey’in de doğduğu ve Cumhurbaşkanlığı görevi bittikten sonra tekrar dönüp yaşadığı ev bulunmaktadır. Şuan bu ev ziyarete açık bir duruma getirilse de Ordubad merkezinden yirmi beş kilometre uzaklıkta bulunuyor. Yolların yapım aşamasında olmasından ve bir kısmının ise daha yapım aşamasına girmemesinden dolayı ulaşım bir hayli zor. Bölgeye ulaştığımız zaman gördüğümüz en büyük eksiklerden birisi, ziyaret edeceğimiz bu evi veya müzeyi tarif edecek hiçbir tabelanın olmamasıydı. Bölge halkının yardımcı olması sonucunda merhum Elçibey’in yaşadığı evi bulup ziyaretimizi gerçekleştirdik. Şuan o evle ilgilenen altmış beş yaşlarında yaşlı bir amcadır. Kendisi çocukluğunu Elçibey’in yanında geçirmiş ve şimdide insanlara bu kapının kapanmaması adına Elçibey’i, hayatını ve fikirlerini anlatmayı borç bilmiştir.

Bahçe kapısından girdiğiniz zaman sizleri çok mütevazi, bahçeli ve küçük bir ev karşılamaktadır. Ardından dört basamaklı merdiveni çıkıp evin balkonuna ulaştığınız zaman sol tarafınızda bulunan tahta kapıdan içeriye girdiğinizde Bey’in yaşantısının bir parçasını görür olacaksınız. Ziyaret esnasında Elçibey’in bir an ebediyete uğurlandığını unutup bizleri karşılayacağını hatta Türk dünyası ile ilgili sohbet edeceğini hissetmemek insanın elinde olan bir durum değil.

Kapının önünde Elçibey’e ait kıyafetler, bastonu, tıraş malzemeleri ve karşısında ise misafir odası bulunmaktadır. Ardından diğer odaya girdiğimizde Elçibey’in çalışma masası, kitaplığı, yatağı, namaz kıldığı seccadesi ve bir çok kişisel eşyası bulunmaktadır. Şuan oranın sorumluluğu ile ilgilenen amca ile sohbetimiz ise bu şekilde gerçekleşmiştir;

Elçibey’i nasıl tanırsınız ve sizlerin aklına kazınan bir sözü var mıdır?

Elçibey şuan bulunduğumuz evin bahçesinde dava arkadaşları ile bulunup sohbet ettikleri zamanlarda ben daha ilkokula gidiyordum. Gelir burada onları dinlerdim. Bey her zaman Azerbaycan Türklerinin bağımsızlığına adamıştı kendisini. Fakat bizlere Azerbaycan’ı yaşadığımız bölgeden ibaret görmememizi, Güney’de ve Batı’da yaşayan soydaşlarımızın veyahut zamanında yaşamış fakat şuan düşman işgalinde olan topraklarımızın da kurtuluşu için mücadele etmemiz gerektiğini bunun BÜTÖV AZERBAYCAN davasının en önemli adımı olduğunu bıkmadan, usanmadan anlatırdı.

Bugün içerisinde bulunduğumuz bu evin tüm sorumluluğu size mi aittir?

Evet, evin tüm sorumluluğu, misafirlerimizin buradan gönlü hoş ayrılması en azından Bey’e bir dua etmesi bizim sorumluluğumuz ve Bey’e borcumuzdur.

Ardından çalışma masasının üzerinde duran Camel markalı sigara paketi dikkatimi çekti ve baktığım zaman içinde iki tane vardı. Ardından tekrar sormaya devam ettim;

Burada ki Bey’in hatıralarına sonradan ekleme olmuş mudur?

Hayır. Sigarası bile o gün kendi bıraktığı gibi duruyor. Gördüğünüz askıdaki paltosu tedaviye gitmeden önce son kez çıkarıp buraya asmıştır.  Fakat ziyaretçilerimiz Bey ile ilgili yazdıkları eserleri getirirse burada Bey’in kütüphanesine dokunmadan ayrı bir şekilde muhafaza ediyoruz.

Ziyaretimizi tamamlayıp ziyaretçi defterine notumuzu yazdıktan sonra yatağının yanı başında duran duvara asılmış Mustafa Kemal Atatürk ve Mehmed Emin Resulzade’nin fotoğraflarının işlendiği eserler dikkatimizden kaçmamıştı. Evin ve odaların her tarafında Türk’ü ve Türk dünyasını anımsatan bir sembol kesinlikle bulunuyordu. Ziyaretimizi bitirip duamızı ederken o amca bize şunları dedi;

Zamanında bir kere Bey ile birlikte ava gitmiştim. O zaman bana hayvanlara bile zarar vermemem gerektiğini sadece yürüyüş ve rahatlama amacı ile bu faaliyeti gerçekleştirdiğini söyledi. Silahına baktığım zaman ise bana dönerek, bunu bir hayvan öldürmek için değil tedbirli olmak için yanıma alıyorum demişti.

Her bir duvarı tarih kokan o evden ayrılırken duygusallık bastırmış sanki Bey’in evinden değil kendisinden ayrılıyor gibi hissetmiştim. Tanrı ruhunu şad mekanını uçmağ eylesin…

Saygı ve sevgiyle…

Tuğrul Akman

Ankarabaku.com için Ordubad Keleki köyünden

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ