Ankara Bakü

Emekli Tuğgeneral: ‘‘Barış gücü kavramı hak, adalet, hukuk kavramlarıyla eşdeğer olmalı.’’

Emekli Tuğgeneral: ‘‘Barış gücü kavramı hak, adalet, hukuk kavramlarıyla eşdeğer olmalı.’’

Rus barış güçleri bu elli günlük süre zarfında iyi bir sınav vermediler’’

Ankarabaku.com muhabirinin sorularını yanıtlayan eski Azerbaycan Askeri Ateşesi, Milli Savunma Bakanlığı eski Askeri Başdanışmanı Emekli Tuğgeneral Yücel Karauz sitemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Emekli Tuğgeneral Azerbaycan askerinin Karabağ’da kazandığı zafer dolayısıyla yüce Türk milletini tebrik ederek Azerbaycan askerinin Karabağ’da kazandığı zaferden sonra meydana gelen olayları şöyle değerlendirdi: ‘‘Bilindiği üzere, 10 Kasım tarihinde yapılan Ermenistan’ın teslim antlaşması bütün detayları kapsayan hususları içermiyordu. Ermenistan’ın teslim olması için genel dokuz maddelik bir mütaarekeydi. Bu kapsamda bölgede barışın teminatı olarak Rusya barış gücü birlikleri çok suratli bir şekilde bölgeye intikal ettiler ve Azerbaycan toprakları olan Hocalı, Hankendi ve Hocavend bölgesinde Ermenilerin yaşadıkları topraklara geçit mıntıkaları oluşturdular. Aynı zamanda da Rusya Olağanüstü Haller Bakanlığı o bölgede yaşayan Ermeniler için hastane ve benzeri insani yardımlar adı altında faaliyetler yürüttüler ve yürütmeği de sürdürüyorlar. Bu ağır yenilgiyi ve demoralizasyonu kaldıramayan terörist gruplar Azerbaycan ordusuna karşı terör faaliyetleri yapmağa her fırsatta devam ediyorlar. Bu amaçla geçen gün Hadrut bölgesinde yapmış oldukları terör sonucu çok az sayıda bile olsa Azerbaycan ordusu şehit verdi. Bu tahribatı töreden Ermeniler ise esir alındı ve Bakü’ye getirildi. Bunlar terör yaptıkları için bir harp esiri gibi takas edilmekten ziyade Ermenistan’ın teslim mütaarekesinden sonra böyle bir terör girişiminde bulundukları için Azerbaycan mahkemelerinde yargılanacaklar. Tabii, Karabağ’da, özellikle işgalden kurtarılmış bölgelerin tekrar düzene sokulmasıyla ilgili projeler yürütülüyor. Aynı zamanda Ermenilerin insanlığa, doğaya, çevreye, kültürel, maddi manevi değerlerimize verdikleri zararlar, tahribatlar giderilmeğe başlandı. O bölgelerin mayınlardan temizlenerek yaşama müsait hale getirilerek BM gözetiminde o bölgenin gerçek sahipleri olan Azerbaycan halkının o bölgeye geri dönmesi altı ayla bir seneyi bulacaktır diye tahmin ediyorum.’’

Aynı zamanda Rusya’nın barış güçlerinin bu geçen elli günlük süre zarfında barış gücü olarak iyi bir sınav vermediklerine dikkat çeken Karauz barış gücü kavramının tarafsız, adaletli, haktan ve hukuktan yana olmakla eşdeğer olduğunu belirtti. Emekli Tuğgeneral özellikle Rus barış gücü komutanının sözde rejimin lideri denen kişiyle görüşmesi, hala o sözde bayrakların ordan indirilmemesi, Ermeni silahli birliklerinin bölgeden temizlenmesi, silahlarının toplanması ve ya silahlı unsurların Ermenistan’a geri verilmesiyle ilgili bir faaliyeti şuana kadar göremediğinin özellikle altını çizdi: ‘‘Rusya’nın barış güçleri bugüne kadar, yani geçen elli günlük sürede haksız ve adaletsiz bir uygulama içerisindedir. Eminim ki, barış güçlerinin karargahı kurulup Türkiye ve Rusya ortak komutasında faaliyetler başladığı zaman daha dikkatli, daha kaygılı, daha hukuktan ve haktan yana faaliyet sürdüreceklerdir. Özellikle Rusların barış güçlerinin komutanlığı bu adaleti sağlayamadığından bundan yüz bulan, şımaran Ermeniler de yine densiz, yersiz, boş ve yalan sözlerle tahribatlar yapmağa devam ediyorlar. Bunun için Ağdam’da tesis edilecek barış güçlerinin karargahı, bir Türk generaliyle bir Rus generalinden ve karargahından oluşacak gözlem yerinin, gözetleme mıntıkasının çok kısa sürede faaliyete geçmesi oldukça önemlidir. Barış güçlerinin görev yaptığı yerdeki Ermenilerin hepsi birer Azerbaycan vatandaşıdır ve orası da Azerbaycan toprağıdır. Dolayısıyla, 10 Kasım’dan itibaren yapılan bütün faaliyetler, bütün insan götürmeleri ve getirmeleri, bütün askeri araçların götürüp getirmeleri şeffaf bir şekilde bu karargah tarafından kayıt altına alınmalıdır. Ayrıca, bundanb sonra yapılacak olan bütün çalışma ve faaliyetlerin de, karayolu faaliyetleri, havayolu faaliyetleri ve insani yardım adı altında yapılan tüm faaliyetlerinin kayıt altında tutulması çok önemlidir. Bu süreç zor ve meşakkatli bir süreçtir, umarım Rusya adalet, hak ve hukuk yönünde bugüne kadar göstermiş olduğu duyarlılığı halkımızın, Azerbaycan halkının geçmişte yaşamış olduğu o olumsuzlukları silecek şekilde, düzgün bir şekilde yerine getirir ve biz de Rusya ve Rus barış güçlerinden bu faaliyeti bekliyoruz.’’

Muhabirimizin ‘‘Türkiye’nin Azerbaycan’da askeri üs kurma ihtimalini nasıl değerlendiriyorsunuz? Böyle birşey olursa bölgedeki diğer devletlerin buna tepkisi ne olur?’’ sorusu karşısındaysa sayın Yücel Karauz şunları söyledi: ‘‘Türkiye ve Azerbaycan birer bağımsız ülkedir. Bağımsız ülkeler kendi istedikleri, hukuk çerçevesinde ülkelerle hem siyasi, hem ekonomik, hem sosyokültürel, aynı zamanda askeri ilişkiler kurabilirler. Dolayısıyla Türkiye’nin Azerbaycanla başlangıçta 1993 yılında yapmış olduğu, müteakiben 2010 yılında yapmış olduğu karşılıklı stratejik anlaşmalar çerçevesinde Türk birlikleri de gelip Azerbaycan’a konuşlanabilir. Aynı zamanda bilindiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden de Azerbaycan’a asker gönderilmesiyle ilgili tezkere çıkmıştır. Şu aşamada buna askeri birliklerin Karabağ’da ya da Azerbaycan’da konuşlandırılması, ya da Azerbaycan’da bir üs teşkil edilmesine bu aşamada ihtiyaç hissedilmiyor. Ama bununla ilgili hem alınmış karar, hem hukuk açısından her iki ülkenin bunu yapma hakkı vardır. Nasıl Ermenistan’ın sınırlarını Rus askerleri koruyor, 28 senedir Gümrü ve diğer bölgelerde Rus askerlerinın varlığı mevcutsa, aynen öyle bizim de, Türk Silahlı Kuvvetlerinin de Azerbaycan’da askeri üs kurmasının önünde hiçbir engel yoktur. Azerbaycan Türkiye ilişkileri son 28 yılın en üst düzey ilişkileri haline gelmiştir.  Biz 102 yıl sonra Nuri Paşa’nın ruhuyla Azerbaycan Türkiye’yi ve Türk Silahlı Kuvvetlerini nerde görmek istiyorsa, maddi ve manevi bütün unsurlarla, gerek Vatan Savaşı döneminde, gerek kriz döneminde, gerekse de yapılan Zafer Töreni’nde sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiği üzere her türlü ortamda bulunmaya hazırız. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait unsurlar Azerbaycan ile Türkiye arasında yapılmış karşılıklı hukuki anlaşmalar çerçevesinde Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin uygun birimlerinde, birlik ve karargahlarda karşılıklı olarak görev yapmağa devam ediyor. İnşaaallah Ermeniler aklını başına alıp bir çılgınlık yapmazlar. İnşaaallah Rusya demin ifade etmeğe çalıştığım gibi barış güçleri haktan, hukuktan, adaletten yana olarak tarafsız bir şekilde görevini yaparak ordaki Ermeni silahlı birliklerini silahsızlaştırır ve ordan uzaklaştırarak Ermenistan’a gitmelerini sağlar. Böyle olduğu takdirde bir problem yok, ama bu olaylar ve bu gerginlik sürdüğü takdirde, orda sözde rejimin bayrağı ve ya mevcudiyeti devam ettiği sürece, ya da Ermeniler tarafından bir terör faaliyeti gerçekleştirildiğinde Türk ordusu da Azerbaycan’da uygun yerlerde kara ve hava askeri üsleri oluşturabilir.’’ Sonda Em. Tuğgeneral Yücel Karauz şehitlere Allah’tan rahmet, gazilereyse acil şifalar dileyerek kardeş Azerbaycan’a da iyilik ve esenlik dileklerini sundu.

Haber:Vusale Ali

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ