Ankara Bakü

Ermenistan’dan büyük sinsilik

Ermenistan’dan büyük sinsilik

Azerbaycan ile Ermenistan arasında 44 gün süren İkinci Dağlık Karabağ Savaşı 10 Kasım 2020’de sona ermişti. Azerbaycan, 1990’ların başından bu yana Ermenistan kontrolünde bulunan Dağlık Karabağ etrafındaki topraklarının tamamını ve Dağlık Karabağ’ın da bir kısmını geri aldı. Azerbaycan geri aldığı topraklara peyder pey yurttaşlarını yerleştiriyor. Ancak Ermenistan tarafı mayın döşediği arazilerin haritasını vermiyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev bu duruma sert tepki göstererek masum insanların öldüğünü söyledi. 

KRT TV AZERBAYCAN TEMSİLCİSİ / TALEH ŞAHSUVARLI

Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve eşi Mihriban Aliyeva Dağlık Karabağ’da geri alınan toprakları birçok kez ziyaret etti. Azerbaycan ile Ermenistan arasında 44 gün süren İkinci Dağlık Karabağ Savaşı 10 Kasım 2020’de sona ermişti.

Azerbaycan, 1990’ların başından bu yana Ermenistan kontrolünde bulunan Dağlık Karabağ etrafındaki topraklarının tamamını ve Dağlık Karabağ’ın da bir kısmını geri aldı.

Kremlin’in arabuluculuğunda imzalanan bir anlaşma sonucu, Ermenilerin yaşamaya devam edeceği Dağlık Karabağ’da beş yıl boyunca Rus barış güçleri bulunacak.

Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, bu anlaşmanın ardından Karabağ’da çatışma döneminin kapandığını açıklasa da bağımsız gözlemciler bölgedeki anlaşmazlığın çözümden uzak olduğunu ve ufukta yeni çatışmaların görülebileceğini söylüyor.

Ermenistan’da intikam çağrıları yükselirken Azerbaycan da ordusunu güçlendiriyor ve yeni stratejiler hazırlıyor.

BAKÜ’NÜN ÇEKİNCELERİ

Azerbaycan hükümeti, Ermenistan’da süren siyasi krizin sonunda “intikam isteyen bir hükümetin” görev başına gelme ihtimalinden endişeli.

Aliyev bir grup gazeteciyle yaptığı bir söyleşide, “Ermeni siyasi çevreleri, herhangi bir intikam veya intikam girişiminin Azerbaycan tarafından ağır bir şekilde cezalandırılacağını anlamalı” dedi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın rakipleri, onun Azerbaycan ve Türkiye tarafından desteklendiğini öne sürerek Bakü’nün endişelerini istismar ediyor.

Erivan’daki muhalif basın Paşinyan’dan bahsederken “Türk Nikol” ifadesini kullanıyor, Paşinyan’ın siyasi ekibini ise “Türk yanlısı güçler” diye anıyor ve böylece Paşinyan’ın iktidarda kalması durumunda Türkiye ve Azerbaycan’ın ülkeyi işgal etmesi ihtimali olduğunu ima ederek halkı korkutmaya çalışıyor.

Bakü’nün bir diğer endişesi de savaşta yenilen Ermeni ordusunun Rusya tarafından yeniden inşa edilmeye çalışıldığına dair haberlerden kaynaklanıyor.

Aliyev 25 Şubat’taki konuşmasında, “Ermenistan ordusu bitti. Artık varlığı yok, bundan sonra da olmamalı. Bunun gibi faşist bir ülkenin ordusu bulunmamalı. Bir daha tehdit edilmeye izin vermeyeceğiz” demişti.

MAYIN DÖŞELİ ARAZİNİN HARİTASINI VERMİYORLAR

Ermenistan ateşkes yapılmasına, barış sağlanmasına rağmen Azerbaycan’a Dağlık Karabağ’da mayın döşedikleri arazinin haritasını vermiyor.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev bu duruma sert tepki göstererek masum insanların öldüğünü söyledi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev

Hikmet Hacıyev açıklamasında şunları belirtti: 

“Azerbaycanın işgaldan kurtarılmış topraklarının Ermenistan tarafından büyük ölçüde mayınlanmış olması insanları öldürüyor, ekonomiye ve çevreye zarar veriyor. 
Ermenistan hala mayınlanmış topraklarının haritasını Azerbaycana takdim etmekden imtina ediyor”

KRT Azerbaycan temsilcisi Taleh Şahsuvarlı ise yaşananlarla ilgili şunları aktardı:

Sayın Hacıyev’in paylaşımı 10 Kasım 2020 tarihden sonra Azerbaycanla Ermenistan arasındakı tartışma konuları sırasında mayınlanmış arazilerin haritası ile ilgili meselenin son derece aktüel olmasına bir kez daha işaret etmektedir. 

1980’li yıllarının sonunda eski Sovet Sosyalist Cümhuriyyetler Birligi (SSCB) çöküş sürecine girdi. SSCB’nin tarih sahnesini terk etmekde olduğu zaman diliminde ABD’de ve diğer batı ülkelerinde etkin olan Ermeni diaspora kuruluşlarının finans ve siyasi desteği ile Ermenistan, Azerbaycan’ın ezeli topraklarında iddialarda bulundu. 

1991 yılının sonbaharında özgürlüğüne kavuşarak bağımsızlığını duyurmuş Azerbaycan’ın toprakları olması uluslararası düzeyde duyulmadı. Karabağ’da iki yıl boyunca kanlı çatışmalar gerçekleşti. Rusya’nın bölgedeki askerlerinin yardımı, dünyadaki Ermeni terör teşkilatları mensuplarının katılımları ile Azerbaycan topraklarının neredeyse yüzde 20’si Ermenistan tarafından işgal edildi. 
Konu Birleşik Devletlere, AGİT gibi bir takım uluslararası organizasyonlara taşınsa bile, neredeyse 30 yıllık bir sürede Azerbaycan’ın haklı sesine kimse kulak vermedi. Ermenistana siyasi ve diplomatik baskı yaparak kimse “komşunun topraklarından çık” demedi, söylemedi. Neticede tam 29 yıl sonra Azerbaycan ordusu kutsal görevinin gerçekleştirmiş oldu. 

27 eylül 2020 tarihinde Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Ermenistan baş bakanı Nikol Paşinyan’ın ve işgalci Ermenistan askerlerinin provakosyanlarına karşılık olarak orduya “Vur” emri verdi. Böylece “Demir Yumruk” operasyonu başlamış oldu.

Kardeş Türkiyenin aktif diplomatik ve manevi desteği ile gerçekleşen operasyon tarihi zaferle sonuçlandı. Dünyadaki devletlerin silahlı kuvvetlerini gözlemleyen bağımsız kuruluşların raporlarına göre, hem Haydar Aliyev, hem de İlham Aliyev’in iktidarı döneminde Güney Kafkasya’da en güçlü orduyu kurmayı başarmış Azerbaycan kısa bir sürede Ermenistan’ı ağır ve tarihi yenilgiye uğrattı. Türkiye yapımı olan “Bayraktar” da dahil SİHA’ları ve diğer modern harp teknolojilerini yüksek profesyonellikle kullanan Azerbaycan ordusunun mensupları tam 44 gün boyunca hasmını Karabağda’ki mevzilerini, askeri birliklerini, silah-mühimmat depolarını ve araçlarını mahvetti, Şuşa kentine bayrak astı. 

10 kasım 2020 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aracılığı ve katılımı ile Azerbaycan, Ermenistan, Rusya arasında üç taraflı sözleşme imzalandı. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan devleti ve halkı adına Azerbaycan’ın en çağdaş araçlar ve stratejilerle gerçekleştirdiği “Akıllı savaş”ta(SMART WAR) yenildiklerini itiraf etmek zorunda kaldı, Azerbaycan’ın bölgeye barış getirecek şartlarını kabul etti. 

Sözleşmenin en önemli maddelerinden bir tanesi; Birinci Karabağ Savaşı’nda kendi topraklarını, evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalmış, kendi ülkesinde mülteci durumuna düşmüş Azerbaycan vatandaşlarının Karabağ’a dönmesi ile ilgili olanı. Azerbaycan Cümhurbaşkanı İlham Aliyev bu dönüşün en kısa zamanda gerçekleşmesi için gerçekten çok ciddi çaba gösteriyor. Hükumet tarafından “Büyük Dönüş” isimli programlar hazırlanmakta, “akıllı kentler”in inşa edilebilmesi için yerli ve harici şirketlerle birlikte projeler işlenmektedir. Nitekim kentler, köyler, evler yakılarak, mezarlıklar dağıtılarak, camiler domuz ahırı gibi kullanılarak, sözün tam anlamında harabeye dönüşdürülmüş. Karabağ’a vatandaşların dönüşü muhakkak zaman alacaktır. 

Ermenistan verdiği taahütlere rağmen bu süreyi mümkün oldukca uzatmaya çalışyor, Karabağ’da mayınlanmış sahaların haritasını da bu üzden Azerbaycana takdim etmiyor. Ermenistan bu tavrıyla bölgeye barış gelmesinin önünü kesiyor, bir Azerbaycan ata sözü ile ifade etsek, evet, Paşinyan deveden düşmüş, ama “höt-hötü”ne devam ediyor.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın, Dışişleri Bakanlığı’nın yetkilileri ve sözcüleri bu duruma kesin bir dille itiraz etmekde ve Ermenistandan mayınlanmış arazilerin haritasını almak için yoğun bir çaba göstermektedir. 

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov şubat ayında Birleşik Devletlerin Genel sekreteri Antonio Kuttereşe bir mektup göndermiş ve 10 kasım Üçtaraflı Sözleşmesi’nden mektupun yazıldığı tarihe dek mayın patlaması sonucunda 15 vatandaşın hayatını kayp ettigini, 65 vatandaşın ise ağır yaralandığını ifade etmişir. 

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un mektupu BM Güvenlik Konseyinin resmi bildirisi olarak yayınlanmıştır.

İtalya parlamentosu da Ermenistana mayınlanmış arazilerin haritasını derhal Azerbeycan’a vermesi talebi ile bir çağrıda bulunmuşdur. Bölgede Rus Barış Gücüne mensup askerler de bulunduğundan mesele Rusya kamoyunu da rahatsız etmekte ve Sergey Makrov, İqor Korotçenko gibi Kremlin’e yakın analistler Moskova’nın konu ile ilgili Paşinyan hükumetina baskı uygulamasını ön görmüşler.

Mayınlanmış arazilerin haritası ile ilgili mesele Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından da defalarca gündeme getirildi. İlham Aliyev Ermenistanın söz konusu olan haritanı Azerbaycan’a vermekten kaçırmasını bilinçli olarak sivil vatandaşların ve askerlerin ölümüne ve sakatlığına gayret etmek çabası olarak yorumluyor ve “cinayet” olarak tanımlıyor.

Nitekim, yumşak söylersek, bu eleştiri Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyevin üç taraflı sözleşme ile ilgili Ermenistan’a tek tepkisi degildir. Lideri olduğu Yeni Azerbaycan Partisi’nin yaklaşık bir ay önce gerçekleşen kurultayında Aliyev Ermenistan’ı işbirliğinden kaçınmakta, özellikle Azerbaycan’ın batı ilçelerini Nahçıvan ile birleştirecek, Türkiye için de son derece önemli olan Zengezur koridorunun açılmasına engel olmak istemekle suçlamıştır. Daha sonra ise “onları bu işe mecbur edeceğiz, mecbur edeceğiz” diye koridorun açılması planından asla taviz verilmeyecegini beyan etmiştir.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın açık tepkilerinden de göründüğü kadar, üç taraflı sözleşmesinin gerçekleşmesinde bazı sıkıntılar, hatta iki meselede en azından dipomatik kriz mevcuttdur.

Azerbaycan bu krizi aşar ve iktidarı için can havliyle kıvrılan Paşinyan’ı sözleşmenin şartlarına birer-birer uymaya mecbur edebilecek mi? 

Bana sorarsanız, mutlaka edecek! 

Bir hafta önce 10 binlerce askerin katıldığı, yüzlerce tank ve zırhlı aracın, 30 civarında uçak ve SİHA’nın test edildigi askeri tatbikat da zaten bunun gösterisi.

Evet, bu sene Azerbaycan’ın geleneksel Nevruz ateşini kültürel başkent ilan ettigi Şuşa’da yakan İlham Aliyev bir Cumhurbaşkanı olarak Azerbaycan için neleri başarmadı, yapmadı da bu krizi de çözemesin? 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ