Ankara Bakü

Gerçeklikler yaratan bir ülkenin büyük zenginliği

Gerçeklikler yaratan bir ülkenin büyük zenginliği

Azerbaycan’ın tarihi zaferi ile sona eren Vatan Savaşı, bölgede yeni kimi gerçeklikler yaratmanın yanı sıra, farklı halklar ve kültürler arasında sağlıklı ilişkiler ve bir arada yaşama normlarının oluşmasında ülkemizin zengin deneyiminin avantajlarını bir kez daha göstermiştir. Azerbaycan, kendine özgü etnik ve dini çeşitliliğe sahip bir ülkedir. Ancak benzersizliği, bir yaşam biçimi haline gelen bu çeşitliliğin uyumu, Azerbaycan’ın çokkültürlülük modelinin gelenekselleşmesi ve devletin demokratik yasalarıyla daha da güçlenmesidir. Farklı din ve halkların temsilcileri, ülkede karşılıklı dostluk ve işbirliği koşullarında yaşamakta, ülkenin ekonomik, siyasi ve kültürel kalkınmasına, toprak bütünlüğünün korunmasına önemli bir katkı sağlamaktadırlar. Burada sağlıklı birlikte yaşama gelenekleri, nesilden nesile en değerli miras olarak aktarılmaktadır.
5 Mart’ta Yeni Azerbaycan Partisi’nin VII. Kongresinde konuşan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bu eşsiz güzelliği tarihsel devletimizin eşsiz zenginliği olarak nitelendirerek, gelişiminde elde edilen başarılara, çokkültürlülüğün önemine ve hoşgörüye değindi. Devlet başkanı, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bu benzersiz başarılarının, halklar ve dinler arasında asırlardır süren sarsılmaz dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin, tek ve bölünmez bir vatan için dayanışmalarının genel anlamda Azerbaycan’da yaşayan herkesin tek millete dönüşmesine neden olduğunu kaydetti. Irkçı Ermenistansa her zaman bu konuda bölgede rahatsızlık verici bir ülke olmuş, Azerbaycan’da halkların ve dinlerin işbirliğine karşı asırlardır süren işbirliğinin ihlaline çalışan bazı güçlerin sabotaj girişimleri de aslına bakılırsa, tam tersi bir etki yaratarak eşitlik ve dayanışma ilişkilerini daha da güçlendirmiştir. Devlet başkanı, Ermeni devletinin ve Ermeni diasporasının son 30 yıldaki ana faaliyetlerinden birisinin Azerbaycan’da yaşayan halklar arasında fitne tohumlarını ekmek ve yapay çatışmalar yaratmak olduğunu da söyledi. “Niyetlerini gizlemediler ve burada bir şeyler başarabileceklerini düşündüler. Ama demek ki, onlar Azerbaycan’ın gerçeklerinden habersizler.”
Azerbaycan’da yaşayan her milletin temsilcisinin düşman devletin bir numaralı hedefi olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanımız onların saldırısı sırasında dini ve milliyeti farketmeksizin tüm gençlerimiz ölüyordu. Bu bizim büyük Azerbaycan zenginliğimizdir. Bu nedenle bu alana büyük önem verilmeli ve bugün dünyada çokkültürlülüğün merkezlerinden biri haline getirdiğimiz Azerbaycan, hem yurt içinde hem de yurt dışında bu konuya dikkat etmeye devam etmelidir.
Azerbaycan’ın karşı saldırı operasyonları sonucunda Eylül 2020’den bu yana ağır kayıplarla geri çekilen Ermenistan ve askeri-politik destekçilerinden bazıları uluslararası toplumu çatışmanın asıl nedenlerinden uzaklaştırmak için başka bir siyasi ve ideolojik provokasyona başvurdu. Cumhuriyetin askeri operasyonlarına farklı milletlerin temsilcilerinin katılımı iddiasıyla ilgili çirkin bilgileri yaymak. Vatank Savaşı’na ve Azerbaycan’ın kırk dört günlük tarihi zaferine etnokültürel tavır bağlamından bakıldığında gururlu bir sahneye tanık oluyoruz. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, İslamofobik Ermenistan ve taraftarlarının çatışmayı “dinlerarası bir çatışma” olarak sunma girişimleri, aslında bu bahane altında düşmanın işgal politikasını gizleme, uluslararası toplumu yanıltmak ve kasıtlı olarak gerçekleri çarpıtma çabasıdır. Dünya toplumu, etnik ve dini açıdan çeşitlilik gösteren Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Hristiyanlık için değil, tarihi topraklarının kurtuluşu için savaştığının çok iyi farkındadır. İkincisi, Azerbaycanlılar – ülkemizde yaşayan tüm milletlerin ve dinlerin temsilcileri – Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler Azerbaycan silahlı kuvvetlerinde savaştılar. Bu kişileri sahte din sloganlar değil, muzaffer ordunun Başkomutanı İlham Aliyev’in “Karabağ Azerbaycan’dır!” çağrısı birleştirdi. Bunlar arasında şehitlik mertebesine ulaşan, yaralanan ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin en yüksek nişan ve madalyalarını alanlar da var.
Çatışmanın başlangıcında olduğu gibi, bugün Azerbaycan milli ordusunun saflarında Azerbaycan’da yaşayan halkların ve dini cemaatlerin çok sayıda temsilcisi var – askerler ve subaylar. Onlar özellikle ülkemizin işgalden kurtuluşu konusunda emek sarfetmiş ve kahramanlık sergilemişlerdir. Azerbaycan halkı kahramanlarını, şehit çocuklarını ve onların yakınlarını asla ve asla millet ve din temelinde bölmez, ayırmaz, Vatan’ın hürriyeti için ölen her şehidin hatırası bizim için değerlidir. Azerbaycan’ın tarihi zaferinde büyük rol oynayan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Bizim avantajımız, Azerbaycan’da yaşayan tüm halkların temsilcilerinin ailelerinde, memleketlerinde, yaşadıkları bölgelerde kendilerini rahat hissetmesidir. Milletler arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkileri bizim büyük zenginliğimizdir. Onu korumalıyız. Buradaki politika tutarlı olmaya devam edecektir. Politikamız halk tarafından da kabul edilmektedir. İkinci Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’da yaşayan tüm halkların temsilcileri büyük kahramanlıklar sergilemiş, Anavatan için savaşmış ve Azerbaycan bayrağı altında şehit düşmüştür. Azerbaycan’da böyle bir toplum var. Bu bizim büyük servetimiz. “
Bu, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin düşman karşısındaki tam ve kesin zaferinin üç etkenle yakından bağlantılı olduğu anlamına gelmektedir. Birinci etken, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Başkomutan İlham Aliyev’in mükemmel askeri-politik stratejisindeki yüksek komuta becerilerine yansımasıdır. İkinci etken Azerbaycan ordusunun profesyonelliğine ve yüksek askeri kararlılığına dayanırken, son önemli koşul ise elbette Azerbaycan’da kurulan milli birlik ve sivil birlik, birleşik ve bölünmez vatanımız, geleceğimiz, halklarımız uğruna kahraman Vatan evlatlarının mevcutluğudur.
Savaş sadece savaş alanında değil, aynı zamanda enformasyon alanında da gerçekleşti. Cumhurbaşkanı konuşmasında bir noktaya da dikkat çekti. Azerbaycan’daki etnik ve dini toplulukların temsilcileri, sadece topraklarımızın düşmandan kurtarılmasında değil, aynı zamanda enformasyon savaşında da aktif rol alarak Azerbaycan’ın gerçeklerini, Ermenistan’ın Azerbaycan halkına ve onların maddi ve kültürel mirasına karşı işgal politikasını, etnik temizlik eylemlerini ve vahşiliğini tüm dünyaya anlattı. Bakü Uluslararası Çokkültürlülük Merkezi’nin etnik ve dini toplulukların liderlerine olağanüstü çalışmaları için teşekkür etmesi ve onlara hediyelerle ödüllendirmesi de asla tesadüf değildir.

Revan Hasanov,
Bakü Uluslararası Çokkültürlülük Merkezin İcra Direktörü

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ