Ankara Bakü

“İlham Aliyev, İsrail ile Filistin arasında uzlaşma için arabulucu olabilir” – Siyasetbilimci

“İlham Aliyev, İsrail ile Filistin arasında uzlaşma için arabulucu olabilir” – Siyasetbilimci

“İsrail ile Türkiye arasındaki gerilim öncelikle Filistin sorunuyla ilgilidir” – dedi. Bu mesele şimdiden İslam dünyasının bir sorunu haline geldi. İsrail-Filistin çatışmasının arkasındaki ana ikilem Kudüs’ün kaderidir. Kudüs, Müslümanlar için kutsal bir şehirdir. Bildiğiniz üzere, bu şehir 3 yıldan fazla bir süredir Müslümanların kıblesi olmuştur. Güçlü Yahudi milliyetçileri, buranın yalnızca Yahudilerin başkenti olabileceğini iddia ediyor. Yani Müslümanlar bu eski Yahudi şehri ile ilişki kuramazlar. Bu açıdan İslam dünyasında bir nevi rekabet var. Türkiye, İran, Suudi Arabistan ve Pakistan burada başrol oynamak istiyor. Türkiye’nin bu konularda öne çıkmasını istemeyen güçler var. Bu esas olarak Amerika Birleşik Devletler’deki Yahudi lobisidir. Avrupa’da Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen güçler var. Son zamanlarda Türkiye ile İsrail arasında daha iyi ilişkiler çağrısı yapıldı. İsrail-Filistin çatışmasının tırmanışının Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesiyle ilgilenmeyen güçlerden kaynaklandığını göz ardı etmiyorum. Bu güçler Türkiye’yi oyunun dışında tutmak istiyor.

Ankarabaku.com’un haberine göre açıklama, siyaset bilimci Tofig Abbasov’dan geldi. T.Abbasov Türkiye’nin önceki Türkiye olmadığını söyledi: “Türkiye artık çok gelişmiş ve bölgede söz sahibi bir ülke. Türkiye, Libya, Suriye ve Akdeniz üzerindeki iddialarını ortaya koydu. Türkiye’nin bunun için bir temeli var. Kardeş ülkemiz olağanüstü güçe sahip bir devlettir. Türkiye Cumhurbaşkanı, yeni bir dünya düzeninin inşasında sadece beş değil, yeni devletlerin de yer alması gerektiğini söylüyor. Bu nedenle büyük güçler Türkiye’nin direniş potansiyelini azaltmaya çalışıyor. İsrail’in ve dünyadaki Yahudilerin gücünü Türkiye’ye engel olmak için kullanıyorlar.’’

Siyaset bilimci, Türkiye’nin bu konuda tarihsel bir temeli olduğunu söyledi: “Bu topraklar bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıydı. 1918 yılına kadar Kudüs Osmanlı idaresi altındaydı. Uzun süre Kudüs için bir mücadele vardı. 1918’de Müttefikler, Haçlı Seferleri’nden bu yana Türkiye’nin birliğine son verdiler ve iddialarını yerine getirdiler.

Tofig Abbasov’a göre, 1948’de İsrail devleti kurulduğunda, Arap devletlerinin liderleri çok yanlış bir pozisyon aldı: “Filistin devletini ilk tanıyan İsrail oldu. Ancak Mısır, Suriye ve Lübnan olmadı. İsrail’in Filistinlileri sınır dışı etme planı yoktu. Mevcut çatışmanın sorumlusu Arap devletleridir aslında. Daha önce bu çatışmaya Arap-İsrail çatışması deniyordu. Şimdi buna İsrail-Filistin çatışması deniyor. Filistin halkı artık yalnız kaldı. Şimdi tamamen farklı bir resme tanık oluyoruz. Arap devletleri bu çatışmanın çözümünü desteklemiyorlar, tamamen geri çekilmiş durumdalar. Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri zaten İsrail ile görüşüyor. Bütün bunlar Filistin kurtuluş hareketine ciddi bir darbedir. Türkiye ve İran artık Filistin’i daha çok destekliyor. Bence Türkiye daha çok manevi destek sağlıyor ama İran maddi destek sağlıyor. İran, Hamas füze programının mali sorunlarını çözüyor.”

Siyasetbilimci daha sonra şunları söyledi: ‘‘Biz İsrail ile dostuz ve Filistin halkı da aynı zamanda bizim dostumuz. Bu konuda Azerbaycan’daki bazı güçlerin yıkıcı rolünü görüyorum. Tanıtım adına Filistinlilerin Ermenilerle kardeş olduğu izlenimini oluşturuyorlar. Öyle bir şey yok. Filistin’de Ermeni toplulukları var ve Filistin yönetiminin onlarla iyi ilişkileri var. Bunun Azerbaycan’a hiçbir yıkıcı etkisi yoktur. Sosyal ağlarda Filistin halkını ve Azerbaycan halkını bölmek isteyen güçler var. Filistin halkının Azerbaycan’da diplomatik misyonu var. İslam İşbirliği Teşkilatı’nda hep yanımızda oldular ve Ermenilerin işgal politikasını kınadılar. Ayrıca toprak bütünlüğünü ve devletini de destekliyoruz. Bu bizim için İslami dayanışma açısından da önemlidir. Ama İsrail ile de çok iyi ilişkilerimiz var. İsrail’den silah alıyoruz. Ama bunu bize kimse vermiyor. Paramızı verir ve alırız. Öte yandan Azerbaycan dışında hiçbir Müslüman ülke İsrail’e petrol satmıyor. Bunlar pragmatik politikamızın ana hatlarıdır. Uluslararası hukukun hiçbir normunu ihlal etmeden hem İsrail halkının, hem de Filistin halkının haklarını tanıyoruz.”

Tevfik Abbasov daha sonra İsrail halkının ve Filistin halkının bu çatışmayı kendilerini çözebileceklerini ve barış içinde yaşayabileceklerini belirtti: ‘‘Ancak büyük güçler buna izin vermiyor. Bunların en tipik örneği, Arapların çıkarlarını ayaklar altına alan, İsrail’i destekleyen ve hatta Kudüs’ü sebepsiz yere İsrail’in başkenti olarak tanıyan Donald Trump’tı. Bu İslam dünyasında çok kötü karşılandı. Azerbaycan da bu kararı kınadı.”

Siyaset bilimci, Azerbaycan’ın mevcut durumdaki konumu hakkında da şunları söyledi: “Konumumuzun çok sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bu konuda İsrail ile Filistin arasında uzlaşmadan yanayız. Bence Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev aralarındaki uzlaşma için arabulucu olabiliriz. İlham Aliyev, dünyada kabul gören etkili bir politikacıdır. İlham Aliyev’in Türkiye-Rusya ilişkilerinin normalleşmesine katkısını biliyoruz.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ