Ankara Bakü

Kars Anlaşması Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin var olmasının garantisidir – Uzman görüşü

Kars Anlaşması Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin var olmasının garantisidir – Uzman görüşü

Kars Anlaşmasının imzalanmasının bu sene 100. yıl dönümü ve bu konuyla alakalı bilindiği üzere basında birçok makale yayınlandı şimdiye kadar ve daha da yazılacak ve yayınlanacak. 100.yıl kutlamalarının gerçekleştirilmesiyle alakalı Nahçivan Özerk Cumhuriyeti Ali Meclisi Başkanı sayın Vasif Talıbov tarafından bir kararname de imzalandı. Hiç kuşkusuz Kars anlaşmasının oldukça büyük önemi var: bu önemi gerek politik, gerek ekonomik, gerekse de güvenlik açısından değerlendirdiğimizde ortaya çok önemli sonuçlar çıkmış olacaktır.

Aynı zamanda Kars anlaşmasını uluslararası hukuk ve jeopolitik dengeler açısından da değerlendirdiğimiz zaman göreceğiz ki, I Cihan Harbi’nden sonra bölgede gerilimin tırmandığı bir  dönemde, Güne Kafkasya’da barışın ve istikrarın sağlanması adına çok ciddi bir süreç yaşanıyordu. Bu dönemde Azerbaycan sürekli olarak Ermeni Taşnak çetelerinin saldırılarına uğruyordu. Bu süre zarfında Azerbaycan’ın çeşitli bölgelerinde bu saldırılar gerçekleşmekteydi, bu saldırların en yogun yaşandığı bölge kuşkusuz Nahçivan Bölgesiydi. Bu süreçte Kars Anlaşması’nın imzalanması ve imzalanma döneminde Nahçivan’ın özerklik konusunun devamlı olarak gündemde tutulması oldukça büyük politik öneme sahip bir konuydu ki, önce Türkiye ve Rusya arasında Moskova Anlaşması imzalanıyor, peşinden de Kars Anlaşması imzalanıyor ve bunun sonucunda da Nahçivan’ın özerklik konusu artık netlik kazanıyor, aynı zamanda Türkiye’nin Nahçivan’da garantörlüğü konusunda bir karara varılıyor. 100 yıl önce bu Anlaşmanın imzalanması bize çok büyük katkılar sağladı, Azerbaycan’ın önemli bir parçası olan Nahçivan topraklarımızı korunmasını, elimizde devamlı olarak kalmasını temin ettik. Sovyetler Birliği döneminde bile Nahçivan’ın zaman zaman Özerk Cumhuriyet konumunun feshedilmesiyle ilgili girişimlerde bulunulsa bile, Türkiye buna asla olanak tanımadı.

Türkiye her zaman uluslararası hukukun şartlarından yola çıkarak Nahçivan’ın garantörü olarak bu konunun gündeme dahi gelmesine izin vermedi. Eğer Türkiye bu konuda az daha çekimser davranmış olsaydı, Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin toprakları parsel parsel Ermenistan’a birleştirilmiş olacaktı ki, diğer topraklarımızın Ermeniyanlısı Sovyetler Birliği liderlerince Ermenistan’a birleştirildiğine zaten biz tanık olmuştuk. Ama garantör ülke Türkiye olduğu için bunu yapamadılar. Tabii ki, bu konuda bazı planlar da mevcuttu. Yineliyorum, ortada Türkiye gibi önemli bir aktör bulunduğu için bunu yapamadılar.

Biz I Karabağ Savaşı süresince de aslına bakılırsa, sırf Nahçivan’ı kaybetmememizin neden olarak kuşkusuz Türkiye’nin garantörlüğünü göstermeliyiz. Daha sonraki süreçte, yani II Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan kendi toprak bütünlüğünü tekrardan sağladığı ve işgalde olan topraklarını özgürlüğüne kavuşturduğu süreçte de yine Kars Anlaşması’nın maddelerine uygun olarak kardeş Türkiye’nin tüm yönleriyle yanında olmasına tanık olduk. Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Muzaffer Ali Baş Komutan İlham Aliyev yaptığı tüm konuşmalarda bu yardımı, bu desteği hep dile getirdi. Aslına bakılırsa, bu süreçte de yine Kars Anlaşması’nın önemi tekrardan gündeme gelmiş oldu. Biliyorsunuz, kırk dört günlük savaş sırasında Ermeniler bir füze saldırısı girişiminde bulundular ve füze Ordubad ilinin sınırlarına denk geldi. Bu füze saldırısı bölgede çıkarları olan tüm devletlerin biranda tekrar bölgeye fokuslanmasına neden oldu, zira bölgede yeni bir cephenin açılması an meselesiydi. Bu durumsa zaten zor durumda olan Ermenistan’ın devlet olarak ortadan kalkmasıyla sonuçlanabilirdi. Gerek Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine bağlı Nahçivan Özerk Cumhuriyeti Ordu Birliklerinin en üst düzeyde olması, gerkse de Türkiye’nin bu bölge için garantör devlet olması Ermenistan’ın sonunu getirebilirdi. Biz Kars Anlaşması’nın önemini bu olayda da artık net bir biçimde görmüş olduk. Biz aynı zamanda Nahçivan’ın özerklik statüsünün dünyada çok farklı bir durum olduğunu, hiç bir Özerk Cumhuriyetin statüsüne de benzemediğinin de fakrındayız ve sanırım, II Karabağ savaşından sonra artık bütün dünya da bunun farkında. Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin var olması demek Azerbaycan devletinin gün gçetikçe daha güçlenmesine, daha da büyümesine ve nihai hedeflerine doğru emin adımlarla yürümesine olanak tanıması, onun daha da büyümesine, daha da güçlenmesine katkı sunmak demektir. Kars Anlaşmasının işte bir önemi de bu büyümenin, gelişmesinin garantörü olan Türkiye’mizin, aynı zamanda diğer kardeş ülkelerin, örneğin Pakistan’ın, Ukrayna’nın, İsrail’in hep yanımızda olmasıdır.

“Qohumbazlığa, yerlibazlığa, dostbazlığa son qoyun” - Hür Kocaeli
Samir Adıgözelli
Azerbaycan Toplumsal Siyasal Uluslar arası Araştırmalar Merkezi (İSBAM) Başkanı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ