Ankara Bakü

MHP Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ: ‘‘Zengezur koridoru üzerinden Türk dünyasının birliği gerçekleşecek…’’

MHP Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ: ‘‘Zengezur koridoru üzerinden Türk dünyasının birliği gerçekleşecek…’’

Günümüzde Türk dünyasının sorunlarını ele alan, kalbi Azerbaycanla çarpan MHP Iğdır Milletvekili sayın Yaşar Karadağla Ankarabaku.com olarak çok keyifli bir röportaj yaptık.

Karadağ bu röportaj sırasında Türkiye Azerbaycan ilişkileri, Karabağ zaferi, Metsamor sorunu,Türk milliyetçiliğiyle ilgili çok farklı tespitlerde bulundu.

Ve burdan net bir mesaj vermeği de unutmadı:  Gerek siyaset içerisinde olsun, gerekse de siyasetin dışında olsun, hiç farketmez, bu mücadele hep devam edecek.İyi okumalar dilerim.

-Yaşar bey, öncelikle Karabağ savaşında şanlı Azerbaycan ordusunun zaferinden dolayı sizleri tebrik ediyorum. Ve lafı fazla dolandırmadan konuyu savaştan sonra sayın bilge lider Devlet Bahçeli’nin Zengezur göndermelerinin üzerine getirmek istiyorum konuyu. Sizce Türkiye ve Türk dünyası için Zengezur’un önemi nedir?

-Öncelikle ben de bütün Azerbaycan halkını ve aynı zamanda Türk dünyasını tebrik ediyorum. Tabii ki, bu zafer hepimizin zaferi. Karabağ’da elde edilen zaferi sadece Azerbaycan’ın değil, aynı zamanda dünyada yaşayan tüm Türklerin, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti devletinin de zaferi olarak görüyorum. Zengezur koridoru konusuna gelinceyse Zengezur koridoruyla ilgili sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli 6 Ekim 2020 tarihinde II Karabağ savaşı devam ederken dile getirdi. Sayın Genel Başkanımızın o günkü konuşmasında ciddi anlamda mesajlar vardı. Neydi o mesajlar? Türk Dünyası’na mesaj veriyordu sayın Bilge liderimiz. O konuşmasında Kazakistan’ı dillendirdi, Özbekistan’ı dillendirdi, Türkmenistan’ı dillendirdi, Kırgızistan’ı dillendirdi, Türkiye kamuoyuna mesajlar verdi. Aynı zamanda Azerbaycan’ın yalnız bırakılmaması gerektiğinden bahsetti. O, Karabağ savaşının bir nevi Türklüğün savaşı olarak takdim etti ve devamında da getirdi Zengezur koridoruna bağladı. Dedi ki, Zengezur’un zaten tarihi sürecini biliyoruz, orası kadim bir Türk yurdu, orası ta Stalin döneminde Türk dünyasının bağrına bir kama gibi saplanmıştır. O sahanın, o bölgenin öneminden bahsetti ve Nahçivanla Bakü’nün Zengezur üzerinden bağlanmasının tarihi önemini anlattı bizlere. Ciddi içerikli bir mesaj verdi. Nitekim sonuçlanan savaşla birlikte, 10 Kasım’da imzalanan bildiriyle birlikte bunun önemini gördük. 9. Maddeyle Zengezur koridoru tekraren bir önem kazandı. Zengezur koridoru sadece Nahçivan için, Bakü için, Azerbaycan için, ya da Türkiye için değil, genel anlamda Türk dünyası için önem arzeden bir yer ve o koridor inşallah Türk dünyasının karayolu bağlantısını sağlayacak bir koridor. Hayata geçirilmesiyle birlikte ilerleyen yıllarda bu daha iyi bir şekilde görülecek ve büyük faydalar sağlayacaktır. Sayın Genel Başkanımız da her fırsatta bunun önemini dile getiriyordu. Dediğim gibi savaş esnasında da, savaştan sonrakı dönemde de yani imzalanan bildirideki 9.maddeye de değindi sayın Genel Başkanımız.                         

-Bilindiyi üzere özellikle zaferden sonra tüm gözler Iğdır’ın üzerine çevrilmiş durumda. Ve sizler de MHP Iğdır milletvekilisiniz. Iğdır genel olarak Türkiye Azerbaycan ilişkilerini pekiştirmek açısından nasıl bir değere sahip ve sayın Yaşar Karadağ bu konuyu nasıl ele alıyor?

-Şimdi milletvekili olarak seçildiğim il, yani Iğdır o coğrafyada bunu böyle adlandırmak istiyorum Araz’ın o tayı, bu tayı devamlı olarak adlandırdığımız şey: halkı aynı, dili aynı, dini aynı, kaderi aynı insanlar sınırların bölünmesi sonucunda birbirinden koparılmış insanlardır. Aynı dönemde aynı acıyı yaşamış insanlar, tabii ki, ben Iğdır milletvekiliyim, orda doğup büyümüşüm, Karabağ’ın ilk işgal dönemini de çok iyi hatırlıyorum. Iğdır insanı bu konularda oldukça duyarlı insanlar. Benim çocukluk, benim gençlik yıllarım Karabağ özlemiyle yanıp tutuşmakla geçti. Nitekim yaşadığımız o yıllar içerisinde hep dile getirdik bu konuyu. Ben seçildiğim ilk günden bu yana, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığım tüm konuşmalarda hep Karabağ’ı dile getirdim. Bir de şunu da söyleyeyim, Karabağ kökenli bir milletvekiliyim. Aslen dedelerim o bölgeden gelmişler. Tabii ki, Iğdır halkı Azerbaycan’ın her zaman yanında olmuştur ve olacaktır da. Kardeşlerin orda acı çekerken, kardeşlerin orda savaşırken, orda Vatan savunması verirken, orda kanlarını toprağa katarken Iğdır halkının duyarsız kalması asla ve asla beklenemezdi ve Iğdır halkı da gereğini yaptı. Her platformda, gerek sosyal medyada olsun, gerek sivil toplum kuruluşları olsun, gerek Iğdır’daki evlerde olsun hep bayraklar asılıyordu, Azerbaycan’ın bu haklı davası hep dile getiriliyordu ve o Karabağ savaşı boyunca da emin olun Iğdır’dakiler saniyesi saniyesine Azerbaycan halkıyla beraber bu savaşı yaşadı. Tabii ki, halkımızla da bu konuda gurur duyuyoruz. Ben de bir Iğdır milletvekili olarak emin olun geceler boyunca o savaşın bütün sürecini takip ettim, herşeyi de Azerbaycanla beraber hissettim, zaferi de birlikte yaşadık. Bu zafer sevincini aynı hislerle paylaştık.                   

-Üç ülkeyle sınırı olan, aynı zamanda doğası ve zenginlikleriyle fevkalade bir il olan Iğdır’ın sorunlarının dile getirilmesinde hassasiyetinizi biliyoruz. TBMM kürsüsünden sık sık bu sorunları dile getiriyorsunuz. Sizce Zengezur yolundan sonra Iğdır’ın sorunları son bulacak mı?

-Iğdır öyle stratejik öneme sahip bir yer ki, Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırlarının en Doğu ucunda, bir tarafında Ermenistan var, hemen Güneydoğu’sunda İranla sınırı var ve orda 13 kilometrelik Türk dünyasına bağlanan Nahçivanla sınırı var. Tabi ki, dört ülkenin kesiştiği bir noktadır ve demin de bahsettik, aynı halkın devamı olan bir coğrafyasından bahsediyoruz. Sürüp giden, devam eden bir Türk dünyası var. Hiç kuşkusuz böyle stratejik öneme sahip bir ilin potensiyeli çok yüksek. İlerleyen yıllarda bu potansiyelin daha da artacağını düşünüyoruz. Evet, Zengezur koridoru üzerinden Türk dünyası birliği gerçekleşiyor. Nahçivan Bakü’ye bağlanıyor, Nahçivan üzerinden de Iğdır yolunu kullanarak Türkiye’ye giriş yapılıyor. Haliyle bu Iğdır’ın stratejik ve jeopolitik önemini de artırıyor. Iğdır’ın potansiyeli çok yüksek, tabii ki, sıkıntıları, ufak tefek problemleri dönem dönem Iğdır milletvekili olarak dile getiriyorum. Ama ben şunu da söylemek istiyorum: ben aynı zamanda Iğdırla birlikte Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin de, Azerbaycan’ın da bölgedeki sıkıntılarını dile getiriyorum ve sonuna kadar da getirmeğe devam edeceğim. Bunu da söylemek istiyorum. Zengezur koridoru tabii ki, çok büyük bir fırsatlar oluşturacak, gerek ticari olarak, gerek ekonomik olarak, hem lojistik olarak, hem ulaşım ağı olarak büyük önem arzettiğini huzurlarınızda belirtmek istiyorum.

-Size Metsamorla ilgili bir soru sormak istiyorum. Metsamor Nükleer Santrali konusu dile getirildi mi  hiç TBMM’de? Bu konu Iğdır’ın ekolojik sorunlarının başında geliyor sanırım. Dile geldiyse nasıl tepki uyandırdı milletvekilleri arasında?

-Metsamor Nükleer Santrali dünyanın en eski teknolojisiyle yapılmış, şuanki Ermenistan dediğimiz topraklarda, Iğdır’dan bakınca çıplak gözle görülen bir santral. Ayrıca deprem faylarının da üzerindedir. O santral sadece Iğdır’ın değil, tüm bölgenin, aynı zamanda o coğrafyanın sıkıntısıdır. Bununla ilgili bizzat ben kendim TBMM’de araştırma önergeleri verdim. Geçmiş dönemlerde de dile getirilmiş. Tabii ki, Ermenistan fakir bir ülke. Bu konuda teknolojileri de zayıf. Enerji kaynakları da hemen hemen yok gibi. Ama ilerleyen dönemde o konuda da yapılan diplomatik çalışmalarla sorunun çözüleceği inancındayım. Metsamor Nükleer Santrali’nin bölgeye zararlarıyla ilgili tabii Türkiye Atom Kurumu’nun çalışmaları var. Kapatılması gereken bir santral. Orda oluşacak herhangi bir sıkıntı bizim kadar Ermenistan’ı da etkileyecek bir sıkıntı. Olayı bir de öyle düşünmek lazım. Çünkü aynı havayı teneffüs ediyoruz. Bunu gerek TBMM çatısında, gerekse de çeşitli platformlarda sürekli dile getiriyoruz ve bundan sonra da dile getirmeğe devaqm edeceğiz.           

-Bir Iğdırlı ve aynı zamanda bir Türk milliyetcisi olarak bundan sonra da Iğdır’a ve Türk dünyasına hizmetlerinizi siyasi anlamda sürdürmek niyetinde misiniz? -Ben bir eğitimciyim, yirmi yılın üzerinde öğretmenlik yaptım. Tabii ki, insanı vareden onun fikri, düşüncesi, ülküsü ve ideallaridir. Gerek eğitimci olduğumuz süre içerisinde, gerek siyasi faaliyette olduğumuz zamanlarda memleketimize, insanımıza hizmet edeceğiz, aynı zamanda sizin de belirttiğiniz üzere Türk dünyasının sorunlarına da eğileceğiz bir MHP’li milletvekili olarak. TÜRKPA temsilcisiyim aynı zamanda, Türk dünyasının sıkıntısı, Türk milletinin sıkıntısı hepimizin sıkıntısı. Onların çiğnenen haklarını hepimiz savunmalıyız. Bu konuda da ben sonuna kadar mücade edeceğim. Gerek siyaset içerisinde olsun, gerekse de siyasetin dışında olsun, hiç farketmez, bu mücadele hep devam edecek. Allah ömür verdiği müddetde de Türk dünyası ile ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ