Ankara Bakü

Murad Salmanov: ‘’Bölgeye istikrarın gelmesi hem Türkiye, hem de ABD açısından oldukça önemli…’’

Murad Salmanov: ‘’Bölgeye istikrarın gelmesi hem Türkiye, hem de ABD açısından oldukça önemli…’’

Bu sözleri Ankarabaku.com’a verdiği özel demeçte Güney Kafkasya ve Ortadoğu uzmanı Murad Salmanov bölgedeki gelişmeleri değerlendirirken söyledi. Salman ilk önce Biden’in iktidara gelişinden sonra bölge için çok büyük bir önem arzeden Türkiye ABD ilişkilerine değinerek, bu konuyla alakalı kendi düşüncelerini muhabirimizle bölüştü. Uzman Biden’in iktidara geldikten sonra yapacağı ilk icraatin hiç kuşkusuz ABD’nin dış politikasıyla uğraşmak yerine iç politikaları yerine oturtmak olacağını belirterek, bu süre zarfında öncelikle ilk olarak uğraşacağı konuların ırkçılık ve Trump’ın kendisine miras bıraktığı sorunlar olacağına dikkat çekti. Onun sözlerine göre, Biden ilk başlarda bu sorunları çözecek, daha sonraysa ABD’nin dış politikasına yönelecektir: ‘‘Türkiye ABD sorunlarının çözümüne gelinceyse, hepimiz biliyoruz ki, gerek Trump, gerekse de Obama döneminde Türkiyeyle ABD arasında ciddi sorunlar mevcut olmuştur ve bu sorunlar maalesef hala varlığını korumaktadır. Bu sorunların başındaysa FETÖ sorunu, s 400 sorunu ve Amerika’nın Türkiye’ye uygulamış olduğuy yaptırımlar gelmektedir. Aynı zamanda iki ülke arasında çözülmesi gereken konulardan birisi de kuşkusuz Suriye’deki YPG sorunudur ki, gerçi bu sorunun bazı kısımları Trumpla Erdoğan arasında çözüme kavuşturulmaya çalışıldı, ama sorun hala dondurulmuş ihtilaflar olarak masada çözümünü bekleyen sorunlardandır. Artık Biden döneminde bu sorun ya tamamen çözüme kavuşturulacak, ya da bu sorunlar yüzünden ikili ilişkiler iyice sarpa saracak. Fakat ben Biden’in Türkiye’yi ABD’den iyice uzaklaştırma politikası güdeceğini düşünmüyorum. Tabii ki, çoğu konularda Türkiye ve ABD ortak kararlar alacaklar, ama bazı konular çözüme kavuşmamış olarak kalabilir ki, bu konuların başında s400 konusu gelecektir. Amerika iktidarı Türkiye’ye daha fazla pressing uygulamağa çalışacak, bunun sonucunda da bu s400 konusunu Türkiye ya tamamen gündeminden çıkaracak, ya da ABD’den Patriot füzelerini alarak Amerika’nın da gönlünü yapma politikası izleyecektir. İki ülke arasında tabii f35 konusu da gündem konularından bir tanesidir, zira Türkiye f35 projesinin dışında tutuluyordu. Sanırım, Biden döneminde bu sorun da çözüme kavuşacak, Türkiye de belli geri adımlar atmak kaydıyla tekraren f35 projesine geri dönebilir. Zira, Türkiye f35 projesinin büyük ortaklarından birtanesidir ve Türkiye’yi bu projenin dışında tutmakla projenin maliyeti elde olmaksızın yükselecektir ki, bunu da ABD asla istemeyecektir. Türkiye’yi kaybetmemek ve Rusya’ya daha da pressing uygulamak adına ABD bu konularda ciddi anlamda geri adım atacaktır. Ayrıca, Suriye’deki Kürt terörcüleriyle alakalı hala kesin çözüme kavuşmamakla beraber Türkiye alanda ciddi anlamda ABD’nin baskısıyla karşılaşabilir. Bunun temel nedeni ABD’nin Türkiye’den Suriye’deki Kürt terör örgütleriyle işbirliği kurmasını istemesi olacaktır ki, Türkiye’nin bunu kabul edeceğini asla zannetmiyorum. Fakat yine de Biden ABD’nin dünyada küresel açıdan ciddi anlamda zarar görmüş imajını, aynı zamanda küresel, liberal ekonominin imajını tekrar geri eski gücüne geri getirmek adına uğraşacaktır, bunun için önemli bazı ülkelerle ilişkilerini tekrar eski haline getirmek adına ciddi uğraş verecektir ki, bu ülkeler içinde Türkiye öncelikli ülkelerden birtanesidir.’’

Salmanov aynı zamanda AB ve NATO konusunda ABD’nin azalan gücünü tekrar kazanmak adına savaş vereceğini, bu yüzden de NATO’nun en önemli müteffiklerinden birisi olan Türkiye’yle ilişkilerinin önem kazanmasına öncelik tanıyacağına özellikle dikkat çekti. Uzmana göre, Demokratlarla, hatta Obama döneminde bile Türkiye sorunlar yaşamış olsa bile, artık Türkiye’nin bölgede aktif aktör haline gelmesi, küresel ve bölgesel konjektürde Türkiye’nin olmazsa olmaz devlete dönüşmesi ABD’yi Türkiye’ye daha sıcak ilişkiler kurmağa zorlayacak: ‘‘Türkiye’nin ulusal güvenliği sağlamada ve terörle mücadelede kendi gücünü ortaya koyması da Biden’i Türkiyeyle masaya oturmağa iten nedenlerden olacak. Zira, Türkiye’nin gerek Suriye’de, gerek Irak’ta terörle mücadele kapsamında ciddi ve başarılı operasyonlara imza atması sanırım Biden iktidarı döneminde de sürdürülecektir ve bu da Biden iktidarının Güney Kafkasya’ya olan ilgisinin daha da artmasına neden olacak. Bilindiği üzere, Trump döneminde ABD kendisini küresel olaylardan o denli tecrit durumu yaşadı ki, bu da bazı bölgede çıkarları olan güçlerin bölgede güçlenmesine neden olmuştu. Sanırım, bu Biden iktidarında asla böyle olmayacak, dış politikada, özellikle Güney Kafkasya, Azerbaycan, dolayısıyla Türkiye politikasında ciddi reformlar gerçekleşecek. Biden iktidarı tam tersi, Güney Kafkasya’da birleştirici, uzlaştırıcı politika uygulayacak. Rusya Azerbaycan Ermenistan arasında imzalanmış ateşkes bildirisine destek verilecek, ama Güney Kafkasya ülkelerinin sadece Rusya’ya bağımlı kalmamasına özen göstererek her üç ülkeyle de ikili ilişkilere özellikle dikkat edecek. Burda tabii ki, yine de Türkiye’nin önemi ön plana çıkacak, zira, Türkiye’nin bölgede artan gücü ve aynı zamanda Türkiye’nin NATO üyesi bir ülke olması ABD’yi Türkiye’yi hesaba katmağa zorlayacaktır.’’

Muhabirimizin Azerbaycan’ın kazandığı zaferin bölgeye etkisi üzerine sorduğu soruyu Murad Salmanov şöyle yanıtladı: ‘’Azerbaycan yaklaşık 30 yıldır Ermenilerce işgal edilmiş topraklarını işgalden kurtardı. Tabii ki, bu kardeş Türkiye’nin manevi desteğiyle gerçekleşmiş oldu. Tabii ki,  Karabağ sorununun çözülmesi hem Türkiye’nin Güney Kafkasya’da güçlenmesi, hem de Azerbaycan Türkiye ilişkilerinin tüm alanlarda farklı bir boyuta taşınmasına neden oldu. Aynı zamanda bu zaferle birlikte hem bölgede, hem de Güney Kafkasya’nın içinde bir denge yarandı. Bilindiği üzere Ermenistan bölgede herzaman Rusya’nın desteklediği bir devletti, hatta daha ötesi bu ülke Rusya’nın arkabahçesiydi. Bu sorunun çözümü açısından Rusya’nın ve Türkiye’nin beraber faaliyet içinde olmaları ve Türkiye’nin açıkça Azerbaycan’ı desteklemesi, Rusya’nınsa bunu kabullenmesi elbette Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin beraber kazandığı bir başarıdır. Bu zaferle birlikte ülkemizde ve bölgede barışın ve istikrarın temeli atılmış oldu ki, bu da bölgede siyasal, ekonomik ve sosyal kalkınmayı beraberinde getirecektir.’’

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ