Ankara Bakü

Rusyalı siyasetbilimci: ‘‘Bugün hem Türkiye’nin, hem de Rusya’nin liderleri yeterince bilge kişilerdir.’’

Rusyalı siyasetbilimci: ‘‘Bugün hem Türkiye’nin, hem de Rusya’nin liderleri yeterince bilge kişilerdir.’’

Rusyalı siyasetbilimci, ALEF Sivil Toplum Kuruluşu başkanı Abram İkhiilovla Türkiye Rusya ilişkileri ve aynı zamanda bölgesel konjektür üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

-Türkiye ve Rusya’nın amaçlanan işbirliği mekanizmasına ulaşamasalar da, stratejik bir ittifak oluşturma sürecinde oldukları söylenebilir. Bu karşılaştırmaya her iki tarafta da iktidarı elinde tutan iki güçlü liderin varlığı ekleniyor. Bir sonraki süreçte hangi adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

-Bu devletler hem ekonomi, hem de siyasette büyük keşiflerin kaynağında, şimdi bir zamanlar olduğu kadar yakınlar. Bütün yüzyıllarda, böyle anlarda, bu tür liderlere müdahale edenler oldu. Umarım 21. Yüzyılda her iki devletin düşmanlarının yapmak istedikleri bir işe yaramaz. Bugün hem Türkiye’nin, hem de Rusya’nin liderleri yeterince bilge kişilerdir.

– Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi ancak küresel ve bölgesel olayların ışığında tarihi bir okuma ile mümkündür. Yarın bu tarihi okuma okuduktan sonra aralarındaki ilişkilerde büyük değişiklikler olacağını düşünüyor musunuz?

-Türkiye ve Rusya aynı madalyonun iki yüzü gibidir. Bu iki devlet her zaman kişisel hedeflerinin yararına kavga etmeye çalıştı. Ama şimdi dünya dramatik bir şekilde değişti ve ülkelerin liderleri yaklaşmaları ve uzaklaşmamaları gerektiğini anladılar. Ayrılan her adım, bir süre ekonominin gerisinde kalmaktır. Elbette, tarihsel ifadeler olayın gidişatını iki ülke için daha iyi hale getirebilir. Ve getirecektir de. Bundan eminim. Siz de emin olabilirsiniz.

-Suriye’deki ve muhtemelen Libya’daki son olayların seyri dikkate alındığında, ikili işbirliğinin uzun vadeli kurumsal, akılcı ve gerçekçi yaklaşımlara dayandığı söylenemez. Peki, Güney Kafkasya’da iki ülke arasındaki ilişkilerde olumlu değişiklikler olabileceğini düşünüyor musunuz?

-Kafkasya’yı küresel olarak ele alırsak, bu hassas bir konudur. Bölgelerde barış ve güvenlik her zaman siyasi ve ruhani liderlere bağlıdır. Bu çalışma prensibi tüm ülkeler için geçerlidir. Dilerseniz her şey mümkündür.

-Bazı uzmanlar, Türkiye’nin yeni karayolunun Azerbaycan ile Hazar Denizi’ni doğrudan birbirine bağlayan Nahçıvan bölgesi arasında ve oradan da Orta Asya ülkelerine ulaşmak için açılacağı konusunda uyarıyorlar. Bu bölgeler güvenlikleri açısından önemli görülüyorlar, bunun Rusya için oldukça sakıncalı bir durum olduğunu söylüyorlar … Gerçekten Rus kamuoyunda bu kadar heyecan var mı ?!

-Rusya bu bölgelerde barış ve düzene ilgi duyuyor. Bu hem siyasi hem de ekonomik olarak faydalıdır. Son yıllarda Rusya ve Türkiye, iki ülke ekonomilerinin genel başarısına çok yatırım yaptı.

-ABD’ye gelince, “stratejik ortak ve müttefik olmak imkansızdır”, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler “stratejik ortak, müttefik olamaz” şeklini tanımlayabilir miyiz?! Bu ilişkinin üçüncü bir tanımına ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz?

-Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyaya hükmetme yanılsaması muhtemelen onları yok edecek, ama şimdi değil, önümüzdeki 100 yıl içinde. Bugün diplomasi, hoşgörü ve ekonomik projelerin uygulanmasının öğrenilmesi gereken birçok devlet örneği var. Azerbaycan devleti ve İsrail liderlerinin tavrı buna bir örnek. Sadece liderler değil, bu halklar arasında da yakın bir ilişki hissedilebilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ