Ankara Bakü

“Şuşa’daki camilerin yıkılması, düşmanın İslamofobik doğasını bir kez daha gösteriyor” – siyaset bilimci Şebnem Hasanova

“Şuşa’daki camilerin yıkılması, düşmanın İslamofobik doğasını bir kez daha gösteriyor” – siyaset bilimci Şebnem Hasanova

Siyaset bilimci Şabnam Hasanova, topraklarımızın işgali sırasında Ermenilerin Şuşa’daki dini ve kültürel anıtlarımıza verdiği zararı yazdı.

Ankarabaku.com bu makaleyi sizlere sunuyor:

“Nefrete layık olan düşman, sadece halkımıza karşı değil, aynı zamanda camiilerimize, türbelerimize ve kültürel anıtlarımıza karşı da bir terör politikası uyguladı. Sadece Şuşa’da 67 cami yıkıldı ve kullanılmaz hale getirildi. İşgal sırasında Yukarı Gövharağa Camii onarım kisvesi altında tahrip edildi. Şuşa’da camilerin yıkılması, düşmanın İslamofobik doğasını bir kez daha gösteriyor. Onlar aynı zamanda ince ruhtan uzak kültür düşmanlarıdır. Hürşidbanu Natavan, Üzeyir Hacıbeyli ve Bülbül’ün Şuşa’da vurulan heykelleri Ermeni vahşiliğinin tanıklarıdır. Haydar Aliyev Vakfı Başkanı Mehriban Aliyeva’nın talimatı doğrultusunda Azerbaycan halkının milli hazinesi olan Karabağ topraklarında dini anıt ve camilerin restore edilmesi için bir proje başlatıldı. Projeye yerli ve yabancı uzmanlar katılıyor. Bu bağlamda Avusturyalı Atelier Erich Pummer GesmbH şirketinin başkanı mimar Erich Pummer Ağdam camiisini ziyaret ederek caminin mevcut durumunu değerlendirdi.

Nefrete layık olan düşmanın amaçlarından birisi de Şuşa şehrini Ermenileştirmekti. İşgal sırasında bile Ermeniler, sözde “Dağlık Karabağ Cumhuriyeti” nin “parlamentosunu” Şuşa’ya taşımak için burada bir bina inşa etmeye başladılar. Ancak şanlı Azerbaycan Ordusu, düşmanın bu niyetini engelledi. Şuşa’nın 8 Kasım 2020’de işgalden kurtarılmasıyla birlikte rejimin sözde “parlamentosunun” inşası tamamlanamadı ve düşmanın çirkin amelleri gerçekleşmedi. Sayın Cumhurbaşkanımızın sözleriyle “parlamento” gorbagor oldu, statü gorbagor oldu, cehenneme gitti.

Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi kurulduğunda Şuşa’yı bu vilayetin bir parçası yaparak Şuşa’da Azerbaycan’ın izlerini silmek istediler. 1969-1982’de Ulusal lider Haydar Aliyev bu süreci engelledi. ‘‘Şuşa’sız Karabağ olmaz, Karabağ’sız Azerbaycan olmaz ” – dedi Cumhurbaşkanı İlham Aliyev. Milli lider Haydar Aliyev’in girişimiyle ve onun liderliğinde inşa edilen Molla Panah Vagif Türbesi, Azerbaycanlı aydınların katılımıyla tam 39 yıl önce, 14 Ocak 1982’de açıldı. Sovyet döneminde Han’ın veziri olan adamın onuruna bir türbe dikmek alışılmadık bir durumdu. Azerbaycan bunu o dönemde Haydar Aliyev’in ısrarı ve cesaretinin bir sonucu olarak başardı. Eskiden babasının yanındaki türbenin açılışına giden genç, bugün babasının vasiyetini yerine getirerek Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Muzaffer Ali Başkomutan olarak Cıdır düzü’ne ayak bastı.

Ulusal lider Haydar Aliyev, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, First Lady Mihriban Aliyeva Şuşa’ya her zaman özel bir tavır sergilediler. Bu, Şuşa’yı ziyareti sırasında Sayın Başkan’ın ayrılmak istemediğini söylemesiyle kanıtlanmaktadır. Çünkü dünya ebedi sahibini kendine çekiyor. Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Hurşidbanu Natavan, Üzeyir Hacıbeyli ve Bülbül’ün heykellerinin Şuşa’da olması gerektiğini söyledi. Böylece Bakü’deki Sanat Müzesi’nin bahçesinde yaklaşık 30 yıldır tutulan dahiler şimdi Şuşa’dalar. Daha sonra Vagif Şiir Günleri burada tekrar gerçekleştirilecek ve bu yıl “Harı Bülbül” festivali düzenlenecek.”

Şebnem HASANOVA

Siyaset bilimci

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ