Ankara Bakü

Zahid Oruç: Ya o yollar açılırsa, Ermenistan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanırsa Batı’nın bölgedeki planları mı bozulacak?

Zahid Oruç: Ya o yollar açılırsa, Ermenistan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanırsa Batı’nın bölgedeki planları mı bozulacak?

ABD Başkanının 24 Nisan açıklaması, Ermenistan’ın yararına değil, gelecekte gerçek bir faciasına neden olan, yenilgisinde komşu devletleri suçlayan bir ulusun kalbini kazanmaya ve onları bölgeden koparmaya, Türkiye’yi Moskova’dan ayırmaya ve Suriye’den Libya’ya dek büyük mekânda gerginlik çıkarmaya yönelmiş ikiyüzlü plandır. Biden‘in çağrısı Kafkasya’da son bulmuş savaşı yeniden körüklemekte ve barış sürecini baltalamaktadır. Azerbaycan ve Türkiye’yi savaşın kazananı olarak gören Fransa parlamentosu aracılığıyla bağımsızlığı tanıma tehdidinde, üç gün önce ise Beyaz Saray üzerinden siyasi şantajda bulundular. Biden’in “soykırım” kelimesi yalnız Türkiye ve Türkler için değil, Azerbaycan için de büyük zarardır. Göründüğü üzere, Vatan savaşındaki Zaferimizin yankısı uzun sürecektir. Azerbaycan’da Türk askerinin varlığını tanımayan, ordusunu Agdere’ye yerleştirmeye çalışan, AGİT Minsk Grubu’nu yeniden canlandırmaya çalışan, Ermeni halkının kendi yenilgisini kabul etmesine rağmen ona “sonuçları kabullenme!” diyen Paris ile Washington arasındaki ortak bir senaryodur. 10 Kasım tarihli Moskova anlaşmasını tanımak istemeyen ve orada imzası bulunmayan bir devletin büyükelçisi geçen hafta Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in açıklamasının ardından Zengezur’a geldi. Sorulması gerek, ya o yollar açılırsa, Ermenistan Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanırsa Batı’nın bölgedeki planları mı bozulacak?

Ermenistan Başbakanı 24 Nisan tarihinde millete seslenişinde bakın ne diyor: “Soykırımı bin yıl sonra bile unutmayacağız!” Evet, şaşırmamak gerek, çünkü 1915’te kendi aydınlarını, manevi ve kültürel seçkinlerini kaybettiklerini söyleyen Ermeniler gerçekten “baş”sız kalmışlar. Bakın, son elli beş yılda otuz ülkenin tanıdığı “soykırım”(sız) dönemde Ermenilerin sayısı milyonlarca azaldı. İmparatorluk çıkarlarına hizmet Ermenilerin sayısını arttırmadı. Millete seslenen Paşinyan güçlü müttefiklerinin onları koruyacağını söyledi. Bundan daha büyük bir suç ideolojisi olamaz. Başkasının gölgesinde yaşadığı için Ermenistan nüfusu iki milyonu aşamadı. 2050’de ülkenin nüfusu bir milyona düşecektir. Oysa son 100 yılda ilk kez yeni bir tarihi fırsatı yakalayabilirlerdi. Ne o zamanlar Wilson, nede şimdi Biden, yalnız Türkiye ve Azerbaycan belli şartlar altında Ermenilerin varlığının garantörü olabilir.

Erivan’da bayrak yakarak misilleme yapanlar bu bayrakların yüzlerce ateşli savaşlardan geçtiğini ve onları herhangi ateşle yakıp yok etmenin imkânsız olduğunu ve bir gün küllerini döktükleri Erivan’da tekrar kaldırılacaklarını bilmeliler! Karabağ’da ise aynı bayraklar altında yaşamaktan başka çareleri kalmayacak! Hatırlatalım ki, ABD son otuz yılda Karabağ’a 200 milyon dolardan fazla insani yardım sağladı. Şimdi Azerbaycan bu yardımları şehirlerimizin soykırımına harcayanları dünyaya gösterdiğine göre, ABD Kongresi Agdam, Cebrail, Gubadlı’nın yeniden inşası için hayırseverlik göstersin, aynı yardımı tahsis etsin ki belki böylece bir sokağa isimleri verilsin!

Evet, soykırım düşmanlıktan doğar. Fakat dünyaya demokrasiyi yaymak adına Irak, Libya ve Suriye’de ölenleri gerçekten soykırıma uğrayan halklar olarak tanımak en büyük görevdir. “Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak adımı ne olmalıdır” sorusunu soranlara gelince, onlara cevabımız: Bu tür açıklamalardan ve Kongre’nin, Senato’nun, tüm eyaletlerin tanıma kararının ardından Ermeniler, Ermenistan’da kalmıyor, Amerika’ya gidiyorlar! İşte cevap!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ